TEMMUZA KADAR YÜZDE 80 AŞILAMA HEDEFİ… İRLANDA KISITLAMALARI TEK TEK KALDIRIYOR

0

Temmuz ayına  kadar yetişkin nüfusun yüzde 80’ini aşılamayı hedefleyen İrlanda, adım adım kısıtlamaları kaldırıyor. 17 Mayıs 2021 tarihinde tüm mağazalar tekrar açılıyor. Restoran,bar ve spor salonlarının ise 2 Haziran 2021 tarihinde açılması planlanıyor.

 

İrlanda’da sürdürülen aşılama çalışmaları, pandemiden kaynaklı sınırlandırılmaların hafiflemesi ve normalleşme adına umut veriyor. İrlanda medyasına yansıyan gelişmelere göre, Temmuz ayının ilk haftasına kadar yetişkin nüfusun yüzde 80’ine en az ilk doz aşılama yapılması bekleniyor.

İrlanda’daki Kovid-19 aşılama sürecini haberleştiren TheJournal.ie internet haber sitesinin  Sağlık Hizmetleri Müdürlüğü’nün verilerini okuyucularıyla paylaştı. Bu verileri göre, İrlanda’da yaklaşık olara 1.9 Milyon kişiye Covid aşısı vuruldu. 16 yaş üstü yetişkin grubunun yüzde 36’si en az ilk doz aşıyı, yüzde 13,2’lik kesim ise 2 doz aşıyı da vurulmuş durumda.

İrlanda Hükümeti, Haziran ayının sonuna kadar 16 yaş üstü grubun yüzde 80’ine en az ilk doz aşıyı uygulamayı planlıyor. Hükümetin aşılama hedefini şu ana kadar yapılan aşılama işlemleriyle karşılaştırarak analiz yapan TheJournal.ie sitesi ise, yüzde 80 oranında aşılanma hedefine Temmuz ayının ilk haftalarında ulaşılabileceğini öngörüyor.

NORMALLEŞME SÜRECİ

Öte yandan aşılama oranların artması ve yılbaşından beri uygulanan kısıtlamalar sonucu günlük yeni vaka sayıları 300 bandına gerilemiş durumda. Olumlu karşılanan bu gelişmelerin ardından İrlanda Hükümeti, geçen hafta itibariyle kademeli olarak eski normale dönme çalışmalarına başladı. Kısıtlamaların adım adım hafifletilmesi planlanıyor.

10 Mayıs tarihi itibariyle, ülke içerisinde şehirler arası seyehatlere izin verilmeye başlandı. En fazla 15 kişi olması şartıyla açık hava buluşmalarına ve açık hava spor faaliyetlerine de izin veriliyor.

17 Mayıs tarihinden sonra ise, tüm mağazalar kapılarını tekrar açabilecek. 7 Haziran tarihinden sonra, restoranlar, bar, eğlence merkezleri ve spor salonlarının açılması planlanıyor. Bu işletmemelerde yoğunluk oluşmamasına işletmeciler tarafından özen gösterilecek.

BİR İTALYANIN İRLANDA MUTFAĞINA HEDİYESİ

0

‘Fish and Chips’ veya Türkçe ifadesiyle Balık ve Kızartma… İrlanda Mutfağı denince akla ilk gelen yemeklerden biri… Adı İrlanda ile anılan bu yemeğin mucidi ise bir İtalyan. İşte ‘Fish and Chips’in hikayesi…

Balık ve patates kızartmasından oluşan bu yemek, bazılarına başta biraz garip bir ikili gelse de İrlanda’da seveni çok. Başkent Dublin’den İrlanda’nın en küçük kasabalarına kadar her noktasında ‘fish and chips’ restoranına rastlanılabilir. Hatta İskoçya ve İngiltere’de de birçok ‘fish and chips’ restoranı görmek mümkün.

Neredeyse her cadde başında kendine yer bulacak kadar İrlandalıların sevdiği bu yemeğin çıkış hikayesi de anlatılmaya değer bir yan taşıyor. Çünkü ‘fish and chips’ her ne kadar İrlanda ile özdeşleşmiş bir yemek olsa da; mucidi bir İtalyan.

1800 yıllardan 1900lu yıllarda geçildiği zamanlarda, Giuseppe Cervi isimli yoksul bir İtalyan, Avrupa’dan Amerika’ya gierken İrlanda adasına uğrayan bir gemi ile İrlanda’nın Cork şehrine bağlı Cobh liman-kasabasına geliyor. Bir rivayete göre  Cervi, Cobh’tan Dublin’e kadar yürüyor. Dublin’de kendine yeni bir hayat kurmaya çalışıyor.

Bir süre fabrikalarda işçi olarak çalışan İtalyan Cervi, bu süre içerisinde İrlanda’da daha fazla para kazanabileceği yollar araştırıyor. İtalyan göçmen, Pub’ların önünde patates kızartması satıldığı ve akşamları uzun saatler boyunca alkol alan İrlandalıların pub’ların önündeki tezgahlara ilgi gösterdiğini fark ediyor. Cervi, İşçi olarak çalışıp biriktirdiği para ile kendisine ocaklı el arabası alıyor ve karısı Palma il birlikte akşamları İrlanda pub’larının önünde patates kızartması satmaya başlıyor fakat diğer satıcılardan bir farkla;  Cervi, tezgahında taze pişmiş balık da satıyor.

Bu girişimi halk tarafından benimsenen Giuseppe Cervi, aynı zamanda kendisi gibi göçmen olarak İrlanda’ya gelen birçok yoksul İtalyan’a da örnek oluyor. 1900’lu yıllar başladığında Dublin’de 20’ye yakın ‘fish and chips’ satan İtalyan ailesi bulunuyordu.

Bazı anlatılara göre, İtalyan göçmenlerin İrlanda’ya  kazandırdığı bu lezzet aynı zamanda kafa karışıklıkarına da yol açmış. İrlanda’da İtalyan ailelerin ‘fish and chips’ restoranlarında lezzeti tadanlar, İtalya’da gittiklerinde ‘fish and chips’ yemek istemişler ve İtalyanların böyle bir yemekten haberleri olmadığını fark edince şaşkınlık yaşamışlar.

Nasıl Yapılır?

‘Fish and Chips’ yapımında Cod balığı veya  Türkçe’de bilenen adıyla Morina Balığı kullanılıyor.  Balık 6-7 dakika boyunca altın rengini alana kadar yağda kızartılıyor ve  kalın doğramış patates kızartmasıyla birlikte servis ediliyor. Tercihe göre, soslarla süsleniyor veya dürüm şeklinde servis ediliyor.

İRLANDA’NIN GELİBOLU’DA ‘UNUTULAN’ ASKERLERİ

0

Birinci Dünya Savaşı sırasında İngiltere saflarında savaşmak için Çanakkale’ye getirilen 4000 İrlandalı askerin kabri Gelibolu yarım adasında bulunuyor. İrlanda’da pek gündeme getirilmeyen bu askerler, tarihçiler tarafından ‘unutulan kahramanlar’ olarak anılıyor. 

1915 Çanakkale Muharebesi, insanlık tarihinde en dehşet verici anlara şahitlik etmiş savaşlardan biri olarak anılıyor. Üzerinden yüz yılı aşkın bir zaman geçmesine rağmen; başta Türk halkı olmak üzere Çanakkale’de kayıp vermiş her millet aynı üzüntü ve aynı içtenlikle ebedi istirahatgahı Çanakkale olan askerleri anıyor. 

 Çanakkale’de Türk askeri, içinde bulunduğu bütün imkansızlıklara rağmen cansiperane vatanını savunurken, karşısında İngiltere’nin başını çektiği İttifak Devletlerinin dünyanın dört bir yanından getirdiği binlerce asker vardı. Günümüzde Çanakkale Muharebesi’ni denince Türkler kayıplarının ardından ilk akla gelen Avustralya ve Yeni Zelanda’dan askerlerinden oluşan AZTAC birliklerinin kayıpları geliyor. Fakat, İngiltere’nin Boğazları geçmek için Çanakkale’ye getirdiği askerler bunlarla sınırlı değil. O dönem İngiltere’ye bağlı olan İrlanda’dan binlerce asker savaşmak için Çanakkale’deydi.

 

4000 İRLANDALI’NIN EBEDİ İSTİRAHATGAHI

Bugün, İttifak Kuvvetleri’nin saflarında çatışmış ve hayatını kaybetmiş yaklaşık 4000 İrlandalı asker, Gelibolu yarım adasında yatıyor. Çanakkale’de verilen kayıplar, savaşın 100 yıl dönümüne kadar İrlanda’da pek anılmıyordu. İrlandalı tarihçiler, bu durumu nedeni savaşın yaşandığı dönem şartlarına bağlıyor. Çanakkale Muharebesi’nin yaşandığı esnada İrlanda’da çalkantılı bir siyasi atmosfer vardı. Bağımsızlık için ayaklanma hazırlıkları sürüyordu ve o dönem İngiltere için 1. Dünya Savaşı’nda savaşmaya giden İrlandalı askerler için halkta birbirinden farklı görüşler  mevcuttu. 

ATATÜRK DETAYI

‘Unutulan Kahramanlar’ olarak anılan Çanakkale’de hayatını kaybeden İrlandalı askerler, son yıllarda yayınlanan belgeseller ve hazırlanan özel dosya haberlerle kamuoyunun gündemine getiriliyor. Çanakkale Muharebesi belgeselleriyle ilgili yapılan bir haberde ise Mustafa Kemal Atatürk detayı dikkat çekiyor.

Irishcentral.com’da yer alan haberde, belgeselde Çanakkale’de savaşan ve hayatı kaybeden askerlerden bahseden bir paragrafın ardından, savaşın ardından Atatürk’ün Çanakkale’de yatan yabancı askerler için söylediği “”Gözyaşlarınızı silin – oğullarınız şimdi koynumuzda yatıyor ve huzur içinde … bu topraklarda hayatlarını kaybettiler, onlar da bizim oğullarımız oldular.” sözlerine veriliyor.

 

İRLANDALILAR HER YERDE

0

Dünyanın dört bir yanında yaşayan yaklaşık 80 Milyon İrlandalı, İrlanda kültürünü yaşadıkları ülkelerde canlı tutmaya devam ediyor. 

Tarih boyunca birçok millet ana vatanlarından başka diyarlara göç etti. Bu göçlerin çeşitli sebepleri var. Savaşlar, kıtlıklar, otorite zorlamaları gibi… İrlandalılar da, nüfus oranlarına bakılırsa dünyanın en çok göç veren milletlerinden sayılabilir. 

Bugün İrlanda Cumhuriyeti’nin nüfusu yaklaşık 5 Milyon olmasına karşın; dünyanın dört bir yanında ortalama 80 Milyon İrlandalı yaşıyor. İrlanda dışında yaşayan İrlandalıların, en yoğun oldukları ülkelerini başını ise, İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda, Arjantin gibi ülkeler çekiyor.

İrlandalıların göç hikayesi birçok kaynağa göre, orta çağlara kadar dayanıyor. Fakat, İrlandalı göçünün en yoğun yaşandığı tarihler olarak 17. Yüzyıl sonrasını olarak görülüyor. Özellikle 19. Yüzyılda yaşanan ekonomik zorluklar ve kıtlıklar İrlandalıları ana vatanlarını terk ederek yaşayacak yeni yerler bulmaya itmiş. Sadece Büyük Kıtlık esnasında İrlanda’dan Amerika’ya 1,5 Milyon İrlandalı göç etti.

Kültürlerine ve kimliklerine bağlı bir millet olarak ön plana çıkan İrlandalılar, göç ettikleri coğrafyalarda tamamen asimile olmamışlar, İrlanda kimliğine sahip çıkmayı başarmışlar. Günümüzde Irish Diasporası olarak çağırılan İrlanda dışında yaşayan İrlandalılar, yaşadıkları ülkelerde İrlanda kültürünü canlı tutmaya devam ediyor. Bunun en belirgin özelliği olarak, St Patrick Günü ABD’den Dubai’ye, Avusturalya’ya kadar birçok ülkede büyük etkinliklerle kutlanması gösterilebilir. Yine dünyanın çok yerinde ‘Irish Pub’ bulunması da bu duruma örnek.

İrlanda yaşayan İrlandalılar, aynı zamanda İrlanda’nın turizm sektörüne büyük bir katkısı bulunuyor. Atalarının yaşadıkları toprakları merak eden binlerce İrlandalı, her yıl İrlanda’yı ziyarete gidiyor. 

 

 

İRLANDA’NIN HAVARİSİ: AZİZ PATRICK

1

AZİZ PATRİCK

Tarih boyunca toplumların kaderini etkilemiş, hayatlarında olumlu veya olumsuz yönde büyük değişimlere neden olmuş birçok şahsiyet çıkmıştır. Toplumlar kaderleri etkileyen bu büyük şahsiyetleri yüzyıllar boyu unutmaz, unutumaz yeni nesillere bu şahsiyetleri, kahramanları anlatır, onları hatırlatacak birçok şey yaparlar.

Saint Patrick veya Türkçe ifadesiyle Aziz Patrick de İrlandalılar için böyle büyük, etkin bir karakter.

İrlandalıların belki de kaderlerine dokunmuş, yaşantılarına yeni bir yön vermiş bir şahsiyet. Kendisi İrlanda adasında Katolik Hristiyanlığın yayılmasını sağlayan aziz olarak biliniyor. Hakkında birçok efsane bugün hala nesilden nesile aktarılıyor. Rivayetlere göre vefat günü olduğu gün kabul edilen gün olan 17 Mart, onun anısını ve mirasını yaşatmak adına her yıl St Patrick günü olarak kutlanıyor. Sadece İrlanda’da değil. Başta Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde…


Rivayetlere göre, Aziz Patrick M.S 387 yılında dünyaya geldi. Adı tarihe İrlanda’yla birlikte yazılsa da; kendisi Romalı bir ailenin çocuğu olarak İskoçya’da doğdu. Patrick’in ailesi, Hristiyan inancına bağlı dindar bir aile sayılırdı fakat Patrick, gençlik yıllarına ailesinin aksine dine uzak bir hayat yaşıyordu. 16 yaşında İrlanda korsanlar tarafından kaçırılan Patrick, gemiyle İrlanda adasına götürülerek köle olarak satıldı ve yaklaşık 6 yıl boyunca çobanlık yapmaya zorlandı. Yine belirli riyavetlere göre, 22 yaşına geldiğinde bazı metafizik sesler duymaya başladı. Duyduğu bu sesler, Patrick’e kaçmasını ve limana gitmesini, orada kendisini İngiltere’ye götürecek bir geminin beklediğini söylüyordu. Duyduklarının etkisiyle çobanlık yaptırıldığı bölgeden kaçan Patrick, limanda kendisini bekleyen gemiyi buldu ve İrlanda’dan İngiltere’ye doğru yola çıktı. Bu olaylar, onun hayata ve dine bakışını etkilemişti. Doğduğu topraklara dönünce uzunca bir süre Hristiyanlık üzerine kendine eğitmeye başladı.

İRLANDA’YA DÖNÜŞ

Zaman içerisinde dini olgunluğa eren Patrick, İrlanda’ya dönerek Hristiyanlığı anlatmaya karar verdi. İrlanda adasında Hristiyanlık yayılmadan önce, İrlandalılar arasında Keltik kültüründen kalma Pagan inancı hakimdi. Patrick, İrlanda’yı köy köy şehir şehir dolaşarak Hristiyanlığı anlatmaya başladı. Bu sırada rivayetlere göre, belirli halka belirli mucizeler gösterdi. Bunlardan en meşhur olanı, İrlanda adasından yılanları kovması… Bu tip mucizeler İrlandalıların Hristiyanlığa geçiş sürecini hızlandırdı.

Patrick’in İrlanda halkına Hristiyanlığı anlatırken kullandığı bir örnekleme ise zaman içerisinde İrlanda’nın ve günümüzde bayram olarak kutlanan St. Patrick Günü’nün önemli sembollerinden biri haline geldi. Üç yapraklı yonca. Aziz Patrick, Hristiyanlıktaki kutsal üçleme olarak bilinen teslis inancını açıklamak için üç yapraklı yoncayı kullandı. 

Aziz Patrick, hayatını İrlanda’nın Hristiyanlaşmasına adadı. Aynı zamanda fikirlerini de Confession isimli kitapta topladı. Patrick’in kitabı İrlandalı katedraller ve kiliseler tarafından çoğaltılıp, yayılmıştır.

Bugün İrlanda havarisi ve İrlanda’nın koruyucu azizlerinden biri olarak görülür. Aziz Patrick’in ismini taşıdığı birçok sokak, cadde ve kiliseye İrlanda’da rastlamak mümkündür. Patrick ismi de yine İrlandalılar arasında en sık tercih edilen isimlerden birisidir.

İRLANDA, TÜRKLERİN YARDIMINI UNUTMUYOR

1

Türkiye ile İrlanda arasındaki  ilişkiler, uzun yıllar önce İrlanda tarihinin belki de en zor geçen yıllarında ülkemizden giden bir yardım ile başladı. İrlandalılar, Büyük Kıtlık’ta Türklerin yaptığı hiçbir zaman unutmadı.


Günümüzde Türkiye ile İrlanda arasındaki ilişkiler yeterince ilerletilememiş olsa bile; dostane bir havada devam ettiği söylenebilir. İki devlet arasındaki iyi ilişkilerin halklar arasında yansıması gözlemlemek mümkün. İrlanda’da Türk olduğunuzu söylediğiniz zaman insanların sıcak tavırlarını hemen fark edebiliyorsunuz, aynı şekilde Türkiye’de özellikle sosyal medya sitelerinde İrlandalılara karşı bir sempatinin olduğu aşikar.

Coğrafya olarak birbirlerinlerinden  yaklaşık  4000 km uzakta bu iki ülke arasındaki ilk temas, günümüzden yaklaşık 200 yıl öncesine yani Büyük Kıtlık olarak bilinen İrlanda tarihinin en acı dolu yıllarına dayanıyor. Büyük Kıtlık öncesinde bazı Osmanlı kaynaklarında 16. ve 17. Yüzyıllarda İrlanda’da yaşanan bazı ayaklanmalara dair gelişmeler olduğu biliyor. Fakat bu dönemde Osmanlı yetkilileri bu gelişmeleri sadece uzaktan takip etmekle yetindiği görülüyor.

İRLANDA’NIN EN ZOR YILLARI: BÜYÜK KITLIK

19 yüzyıla gelindiğinde İrlanda, benzerine zor rastlanan bir sıkıntıyla yüzleşiyor. Adanın başlıca tarım ürünlerinden olan patateste görülen bir mantar nedeniyle patateslerin çürümesi 7 yıl sürecek bir kıtlığı tektikler. Bu süre içerisinde 1 milyon İrlandalı kıtlık ve kıtlığın sebep olduğu hastalıklar nedeniyle hayatını kaybeder. Yaklaşık 1,5 milyon İrlandalı ise, anavatanlarını terk ederek Amerika’ya iltica eder. İrlanda halkı üzerinde unutulmayacak bir etki bırakan patates kıtlığının bu denli büyük can kaybına sebebiyet vermesinde o dönem İrlanda adasına hakim olan Britanya Krallığı’nın İrlandalılar üzerinde uyguladığı, sert ve umursamaz politikaların etkisi de vardır. 

İşte bu yıllarda Osmanlı İmparatorluğu’nun başında olan Sultan Abdülmecid, bazı kaynaklara göre İstanbul’a gelen bir dişçiden İrlanda’da yaşanan kıtlık hakkında bilgi alır ve İrlanda halkına yardım etmeye karar verir. Sultan Abdülmecid, devletler arası ilişkileri de göz önüne alarak dönemin Britanya hükümdarı Kraliçe Victoria’nın bilgisi dahilinde 10 bin sterlin nakit para yardımında bulunmak ister. Fakat, Kraliçe Victoria, kendisinin İrlanda’ya sadece 2 bin sterlin yardım yaptığını öne sürerek Osmanlı hükümdarından gelecek yardımın kendisininkinden fazla olmasını kabul etmez. Bunun üzerine Sultan Abdülmecid, İrlanda’ya 1000 sterlin nakit para yardımında bulunuyor. 

OSMANLI’NIN YARDIM GEMİLERİ

Engellenen bu yardım Osmanlı yönetiminin gönlünden geçenden çok uzaktır. Bu nedenledir ki; Sultan Abdülmecid, erzak ve ilaç dolu 3 yardım gemisini İrlanda’ya gönderir. Britanya yönetiminden gizlenen bu gemiler, İrlanda’da yanaşacak liman ararlar. İngiliz donanması, yabancı gemileri İrlanda limanlarına yanaşmasına izin vermemektedir. Bu nedenle Osmanlı’nın yardım gemileri, adanın en büyük şehirleri olan Dublin ve Cork şehirlerinin limanlarına yanaşamaz. Fakat, İngiliz donanmasını bir şekilde atlatarak İrlanda’nın başkenti Dublin’in kuzeyinde yer alan Drogheda kasabasının limanına yanaşır ve Osmanlı yönetinin yardımını kıtlıkla mücadele eden İrlanda halkına ulaştırır. 

İşte bu yardım, iki millet arasındaki dostluğun başlamasına vesile olmuştur. İrlandalılar, Türklerin zor zamanda, tehlikeli koşullar altında yaptıkları bu yardımı unutmamış sonraki yıllarda Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş aşamasında Avrupa devletleriyle yapılan barış görüşmelerinde Türkiye’nin yanında yer almışlardır. 

DROGHEDA’DA TÜRK ANITI

İrlanda ve Türk halkları arasındaki benzerlikler göz önüne alındığında potansiyeli olan dostluğun günümüzde ilerletildiği söylemek pek mümkün değil. Ama, İrlandalıların Türkleri ve yaptıkları yardımı hala unutmadıklarını ve minnettar bir şekilde andıklarını söyleyebiliriz. Bugün Drogheda şehrini gittiğiniz zaman 1847’de yaşanan kıtlıkta Türklerin yaptığı yardımı Drogheda halkının teşekkürünü ifade eden anıt levhayı görebilirsiniz. Anıt levha, 1995 yılında dönemin Drogheda Belediye Başkanı Frank Godfrey ile dönemin Türkiye’nin İrlanda Büyükelçisi Taner Baytok tarafından birlikte asıldı. 

İRLANDA CUMHURBAŞKANI: OSMANLI YARDIMINI UNUTMADIK

İrlandalıların Türklere olan teşekkürlerini en üst seviyede gösterdikleri bir diğer an ise, bir önceki İrlanda Cumhurbaşkanı Marry McAleese’nin 2010 yılında Türkiye’ye gerçekleştiği ziyarette yaşandı. McAleese Türkiye’de yaptığı konuşmada Büyük Kıtlık döneminde Osmanlı’nın yaptığı yardımdan söz ederken, “Bir milyon İrlandalı’nın hayatını kaybettiği büyük açlık döneminde Türk halkının bize nasıl yardım ettiğini çok iyi hatırlıyoruz. Dönemin Osmanlı padişahı içi gıda dolu üç gemisini Drogheda’daki kuzey limanlarımıza ulaştırmıştı.İrlanda halkı bu eşine az rastlanır bonkörlük girişimini asla unutmadı ve bunun sonucunda sizin bayrağınızdaki semboller, bu güzel yıldız ve hilali bölgenin sembolü haline getirdiler” ifadelerini kullandı.

KUZEY İRLANDA İLE İRLANDA ARASINDAKİ FARK NEDİR?

0

Kısa Cevap: Kuzey İrlanda, Birleşik Krallık’a bağlı özerk bir bölgedir; İrlanda (İrlanda Cumhuriyeti) ise egemen ve bağımsız bir cumhuriyettir. Dolayısıyla adayı paylaşsalar da siyasi bağlılık, para birimi, hukuk ve yönetim yapıları birbirinden tamamen ayrıdır.


Kuzey İrlanda ve İrlanda Cumhuriyeti, bir adayı paylaşan 20. Yüzyılın başlarına kadar ortak bir tarihi, kültürü olan ve aynı etnik kimliğe sahip iki farklı devlet. Birçok ortak bileşene rağmen birlikte hareket edememiş olmakla belki de insanlığın en büyük sorunlarından birinin yansıması. 

Kuzey İrlanda ve İrlanda Cumhuriyeti arasındaki en büyük fark, politik  ve dini tercihler… İrlanda adasını paylaşan bu iki devletten Kuzey İrlanda; İngiltere, İskoçya ve Galler’in de dahil olduğu Birleşik Krallık’a bağlı anayasal monarşiyle yönetilen özerlklik statüsü olan bir devlet. İrlanda Cumhuriyeti ise; parlementer demokrasiyle yönetilen bağımsız bir ulus devleti.

POLİTİK VE DİNİ GÖRÜŞ FARKLILARI

1900’lu  yılların başına kadar varlıklarını birlikte sürdüren Kuzey İrlanda ve İrlanda Cumhuriyeti, Birleşik Krallık’a bağlıydı. İlk olarak 1916’da bugün İrlanda Cumhuriyeti’nin başkenti ve adanın en büyük kenti olan Dublin’de patlak veren Paskalya Ayaklanması ile başlayan ve 1922’de İrlanda’nın İrlanda Cumhuriyeti adıyla bağımsız bir devlet olarak yoluna devam etmesiyle sonuçlanan İrlanda Bağımsızlık Savaşı, Kuzey İrlanda ile İrlanda Cumhuriyeti’nin birbirinden ayırdı.

Bu ayrılmada, İrlanda Adasında yaşayan İrlandalılar arasındaki politik görüş ve dini mezhep farklılıkları etken oldu. Adanın kuzeyinde yaşayan Protestan İrlandalılar, kendileri gibi Protestan olan Krallık’ın yanında yer almayı tercih ettiler. Adanın geri kalanı olan Katolik çoğunluk ise, bağımsız bir ulus devleti kurma mücadelesinin ardından İrlanda’yı kurdular. Katolik İrlandalıları, bağımsızlık düşüncesine iten temel faktör Krallık’ın adada uyguladığı acımasız politikalar ve bunların sonucu İrlandalıların yaşadıkları sayısız sorun.

İKİ ÜLKE ARASINDAKİ TEMEL FARKLAR

Bayrak

İrlanda Cumhuriyeti, bağımsız bir devlet olduğu için kendi bayrağı var. İrlanda bayrağı göndere çekilme hizasına göre yeşil, beyaz ve turuncu renklerden oluşur. 

Kuzey İrlanda’nın ise, resmi olarak kendi bayrağı yoktur. Kuzey İrlanda’yı Birleşik Krallık’ın bayrağı temsil eder. Kuzey İrlanda’nin resmi olmayan statüde kendi bölgesel bayrağı vardır. Bu bayrak, beyaz desen üzerine kırmızı hac işareti ve tam ortasında bulunan kırmızı bir el ve kraliyet tacından oluşur. Bu bayrak sadece 1953 ile 1972 yılları arasında resmi bayrak olarak kullanıldı.

Yönetim Şekli

İrlanda Cumhuriyeti, halk oyuyla seçilen Cumhurbaşkanı ve seçimle seçilen Başbakan ve Bakanlar Kurulu tarafından yönetilir. İrlanda Cumhurbaşkanlığı, temsili bir işlevi olan makamdır. İrlanda Meclisi senato ve meclis olmak üzere iki kısımdan oluşur. Kuzey İrlanda’da ise, devlet temsili Britanya Kraliçesi’ne aittir. Onun yönetim yetkisini verdiği Kuzey İrlanda Birinci Bakanı ise özerk bölgenin fiili yönetimden sorumludur.

Başkentler ve Nüfus

İrlanda’nın başkenti adanın doğu sahillerinin orta noktası denilebilecek bir noktada bulunan yaklaşık 1,5 milyon nüfuslu Dublin şehridir. Kuzey İrlanda’nın başkenti ise, adanın kuzeyinde bulunan yaklaşık 300 bin nüfuslu Belfast şehridir. Kuzey İrlanda, adanın ancak yüzey olarak 6’da 1’ini kaplar. Nüfusu ise ortalama 1 Milyon 800 bin’dir. Buna karşın adanın büyük kısmına hakim olan İrlanda’nın nüfusu yaklaşık 5 Milyon’dur.

Para Birimi

İrlanda, bir Avrupa Birliği ülkesidir ve para birimi Euro’dur. Kuzey İrlanda ise Brexit’in ardından İngiltere ile birlikte AB’den ayrılmıştır. Para birimi ise Sterlin’dir.

Resmi Diller

İrlanda’nın Gealic ve İngilizce olmak üzere iki resmi dili vardır. Kuzey İrlanda’nın ise, tek resmi dili İngilizce’dir. Gealic ve İskoç Galiçesi yerel diller olarak geçer. 

İnançlar

İrlanda Cumhuriyeti’nin de nüfusun büyük çoğunluğu Hristiyan inancına sahiptir ve ülkedeki dini otorite Katolik kilisesidir. Kuzey İrlanda nüfusunun ise, yüzde 42’si Protestan, yaklaşık yüzde 40’ı da Katolik Hristiyandır. 

İRLANDA’DA HAYAT PUB’LARDA ŞEKİLLENİYOR

0

Arkadaş canlısı her daim konuşkan müdavimleriyle, iç ısıtan atmosferleriyle ve insana birçok duyguyu yaşatabilen müzikleriyle İrlanda pub’ları, bir işletme türü olmaktan daha  büyük anlamlar ifade ediyor. 


Her kültürde o kültürü oluşturan parçalar arasında bir adım öne çıkan, daha fazla dikkat çeken ve daha vazgeçilemez olanlar vardır. Pub’lar İrlanda kültürünü oluşturan vazgeçilemez parçaların başında gelir dersek abartı olmaz. İrlandalılar için sosyal hayat geleneksel Irish Pub’larında ve etrafında şekilleniyor. Daha anlaşılır olması için Türkiye’deki kıraathane/çay ocağı kültürünü bir benzeri denebilir.

Pub’ların İrlanda kültüründe bu kadar önemli hala gelmesinde, ülkenin iklim şartlarının bol yağış içermesinin dış mekan aktivitelerine çok olanak vermemesi ve Guinness birası ve Irish whiskey’si gibi İrlanda’ya özgü içecekler etkisi var. Fakat İrlandalılar için pub’la sadece alkol tüketilen mekanlar olarak kodlamak yanlış olur. Pub’lar, toplanma, eğlenme, sosyalleşme alanı olarak görülebilir. Hatta bazı kaynaklara göre, İrlanda halkını kiliseler ve spor organizasyonlarından sonra bir araya getiren üçüncü alan pub’lar.

Sohbet etmeye seven bir halk olan İrlandalılar, pub’ları bu ihtiyaçlarını doya doya gidermek için kullanıyor. Aynı zamanda yeni arkadaşlıkların kurulması, yabancılarla arkadaşçasına konuşmak hatta eş bulmak bile pub’ların zaman içerisinde yerine getirdiği işlevler arasında yer alıyor. 

İrlandalılar, özellikle haftasonları kalabalık bir arkadaş grubuyla veya aileleriyle publara giderek saatlerce kalabilirler. İrlanda’da bir pub’da arkadaşlarınızla otururken masaların arasında koşturan çocuklar görmeniz çok olası bir durumdur mesela. Veya babalarıyla, dedeleriyle İrlanda futbolu izlemeye gelmiş gençler görebilirsiniz.

YAZILI OLMAYAN KURALLAR…

İrlandalılar için  bu kadar önemli olan pub’lar yıllar içerisinde adı konmayan bazı kuralları da oluşmuş durumda. Mesela, arkadaş grubuyla pub’a gidildiği zaman, grupta bulunan her kişi, herkese bir tür içecek ısmarlar. Bu konuşulmaz bir kural gibidir. Herkesin içeceği bittiği zaman gruptan biri çıkar ve ‘sıradakiler benden’ diyerek yeni içecekleri alır. 

Bir diğer adı konulmamış kural ise, eğer masanıza özel servis yapan bir garson yoksa oturduğunuz mekana bahşiş bırakma zorunluluğunuz olmaması. Dünyanın birçok yerine aksine, İrlanda’da oturduğunuz mekanda bahşiş bırakmazsanız ayıplanmazsınız. 

Yine her içeceğin parasının içecek alınırken ödenmesi de, sizi barmenlerin ve mekan işletmecilerin gözünde değerli müşteri konumuna getirecek yazılı olmayan bir kuraldır.

İrlanda publarında elinde gazetesi, önünde içeceği gözü pub duvarındaki televizyonda yayınlanan maçta olan yaşlılar görmek çok sıradan bir durumdur. Bu yaşlılar sizinle iletişim kurduğu zaman onlara karşılık vermek ve anlattıkları ne kadar garip olursa olsun dinlemek başka bir kuraldır.

Drogheda United’ın Ay-Yıldızı Türklerden mi? İşte Tüm Gerçekler ve Tartışmalar

0
drogheda united ay yıldızlı logo

Kısa Cevap

Drogheda United’ın armasındaki ay-yıldız sembolü, Osmanlı İmparatorluğu’nun 1847’de İrlanda’ya yaptığı yardımın anısına kullanıldığı iddiasıyla bilinse de, yerel tarihçiler bu bağlantıyı reddetmekte ve simgenin kökeninin 1200’lü yıllarda Kral John’un kraliyet mührüne dayandığını belirtmektedir.


Bu yazı ilk olarak 2021 yılında yayınlandı. 2025 yılında kaynaklarla güncellenmiştir.

Drogheda United neden ay yıldız kullanıyor? Bu soru hem futbol meraklıları hem de tarih severler için uzun süredir ilgi çekiyor…

Drogheda’daki ay yıldız sembolünün Türk Bayrağından ilham aldığı yönündeki iddialar yıllardır tartışılıyor. Drogheda United’ın armasında yer alan bu simgelerin, Osmanlı İmparatorluğu’nun 1847’de İrlanda’ya yaptığı yardımın bir hatırası olduğu sıkça dile getiriliyor.

İrlanda’nın Drogheda şehrinde kullanılan Ay Yıldız sembollerinin Türk Bayrağından esinlenildiği iddiası merak konusu oluyor. İrlandalı tarihçiler, simgenin kullanımının 1200’lu yıllara dayandığını söylüyor. İrlanda’nın Drogheda şehrinin takımı Drogheda United, Türkiye’nin de ulusal simgelerinden olan Ay ve Yıldız simgelerini kullanıyor. Tüm dünyaca Türklerin ve bazı müslüman ülkelerin simgesi olarak bilinen Ay-yıldız, Türklerin yaşadığı cofrafyaya çok uzak bir noktada İrlanda’da bir takımda da kullanılması şaşkınlıkları neden olabiliyor.


CUMHURBAŞKANI ‘TÜRK SEMBOLÜ’ DEDİ FAKAT…

Drogheda United takımının armasında ay-yıldız simgelerine yer vermesinin sebebi zaman zaman tartışma konusu oluyor. Bunlardan birisi de, 2010 yılında dönemin İrlanda Cumhurbaşkanı Mary McAleese’in 2010 yılındaki Türkiye ziyaretinin ardından yaşanmıştı. McAleese, yaptığı konuşmada İrlanda ile Türkiye arasında tarihsel bağlardan bahsetmiş ve İrlanda’nın yaşadığı büyük kıtlıkta Osmanlıların Drogheda’ya ulaştırdığı yardıma değinmişti. Cumhurbaşkanı McAleese, “İrlanda halkı bu eşine az rastlanır bonkörlük girişimini asla unutmadı ve bunun sonucunda sizin bayrağınızdaki semboller, bu güzel yıldız ve hilali bölgenin sembolü haline getirdiler. Hatta futbol takımının formalarının üzerinde de bu güzel Türk sembollerini görüyoruz. Eğer Drogheda’yı ziyaret edecek olursanız Türk millî takımının sahada futbol oynadığını düşünebilirsiniz“ şeklinde konuşmuştu.

Drogheda United’in armasında ay-yıldız bulunmasını Osmanlı’nın şehre yaptığı yardımdan kaynaklandığı söyleyen McAleese’e Drogheda’lı yerel tarihçiler ve gazetecilerden itiraz etmişti ve Drogheda’nın ay-yıldız simgesi kullanmasının Türklerin yaptığı yardımla ilgili olmadığını söylediler.


AY YILDIZ TÜRKLER’DEN KAYNAKLI İDDİASI YANLIŞ

Yar.Doç.Dr. Muhsin Kadıoğlu, 2017 yılında yayınladığı ‘İRLANDA KASABASI DROGHEDA’NIN “AY-YILDIZ” SEMBOLÜNÜN KÖKENLERİ’ adlı makalesinde konuyla akalalı İrlandalı tarihçilerin ve gazetecilerin sözlerine yer vererek, “Sözler, Drogheda Tarih Kurumu tarafından reddedildi. Drogheda Tarih Derneği, o zamanlar Türkiye’den gelen kargo ile şehre gelen herhangi bir gemi kaydı olmadığını söyledi.18 Gazeteci Ken Murray, Cumhurbaşkanı Mary McAleese’nin Drogheda’nın sembolleri ile ilgili açıklamalarının “yerel efsaneye dayandığını ve gerçeği bilmediğini öğrendikten sonra yüzü kızardı” şeklinde değerlendirmişti.19 Murray, görüşlerini Drogheda Tarih Derneği yöneticilerinden Liam Reilly’nin, açıklamaları ile desteklemişti. Liam Reilly ise, İrlanda Cumhurbaşkanı Mary McAleese’nin yorumlarının yanlış olduğunu ve “Drogheda Liman Otoritesi’nde bu yardımın hiç gerçekleştiğine dair bir kayıt yok. İrlanda’nın İngiliz valisi Kral John Lackland’ın 1210 yılında Drogheda’yı “kasaba” yaptığı ilk kanunda, ay ve yıldız kullanıldığını kasabadaki Millmount Müzesi’nde görebilirler’ demişti” ifadelerini kullanıyor.


KRAL JOHN’UN MÜHRÜ

Drogheda United’in kullandığı ay-yıldız sembollerinin Türkler’den esinlediği iddiasının o dönem popüler bir durum olduğunu söyleyen Kadıoğlu, makelesinin devamında İrlandalı tarihçileri kaynak gösterek Drogheda’nın kullandığı ay-yıldız’ın kökenlerini şu şekilde açıklıyor: “Drogheda’nın tarihi arması, kasabada hâlâ duran Normanlardan kalma bir bina olan St. Laurence Kapısı etrafında şekillenmiştir. Vikipedia’nın İngilizce versiyonundaki bilgilerde ve Droghedalı yerel tarihçilere göre, “Ay ve yıldız, kasabaya kendi tüzüğünü yapan Kral John’un kraliyet mührüdür” Armanın sol yanındaki üç İngiliz aslanı, Drogheda’nın bir İngiliz garnizon kasabası oluşunu sembolize etmektedir. Armanın sağ tarafındaki gemi, kentin önemli bir ticaret limanı oluşunu temsil etmektedir. Kasaba’nın sloganı, “Tanrı gücümüzü, nimetlerini çoğaltsın” veya “Gücümüzü Tanrı için harcayalım; şan ve şeref malınız olsun” şeklinde çevrilebilecek olan “Deus praesidium, mercatura decus”dur. Bütün bunların üzerinde de, turkuaza yakın renkte bir ay ve yıldız bulunmaktadır. Günümüzde Vikipedia gibi açık kaynak ansiklopedilerinde şehrin arması olarak gösterilen ve üzerinde ay-yıldız bulunan armanın 1905 yılına ait bir “JaJa”ya ait bir posta kartı serisinden24 olduğu belirtilmektedir”

İLK KULLANIMI 1200’LERE DAYANIYOR

Drogheda’nın kullandığı ay-yıldız simgesinin 1200 yıllarda bölgeye hükmeden Kral John’un mühründe kaynaklandığı dair başka bir bilgiye ise İrlanda’nın önde gelen gazetelerinden biri olan Irish Independent Gazetesi’nin 2003 yılındaki bir haberde yer veriliyor. Haberde, Drogheda bulunan ay-yıldızın 1210 yılında şehre hükmeden Kral John’dan alındığı, aynı simgenin basılan sikkelerde ve Dublin’de bulunan St. Patrick Katedrali’nde de görülebileceği yazıyor. Haberde ayrıca Drogheda’ki ay-yıldızın Türk bayrağından benimsendiği iddiasının yanlış inanç olduğu belirtiliyor.

Eğitim İrlanda on X: "Drogheda futbol takımının logosunun da ay ve yıldız  olduğunu biliyor muydunuz? https://t.co/ZeUTLktTB5" / X
Drogheda futbol arma

BİR HAYALE AÇILAN KAPI

0

TURKISH ASSOCIATION (İRLANDA ANKARA ANLAŞMASI)

Avrupa’da yaşamak özellikle son zamanlarda birçok Türk insanının hayallerini süslüyor. Bu hayali gerçekleştirmenin çeşitli yolları var. Halk arasında Ankara Anlaşması olarak bilinen Turkish Association Agreement da bu yollardan bir tanesi. Sabır, metanet ve kararlılık isteyen bir yol belki ama Avrupa’da yaşama hayalini gerçekleştirmenin en sağlam yollarından.


TURKISH ASSOCIATION NEDİR?

Turkish Association, en sade tanımı ile Avrupa Birliği ile Türkiye arasında Türk vatandaşlarının Avrupa ülkelerinde çalışma haklarıyla ilgili düzenlemeler içeren bir anlaşmadır. Ankara Anlaşması olarak bilinmesinin sebebi, İngiltere ile Türkiye arasında var olan ve geçerliliği İngiltere’nin AB’den ayrılmasından sonra son bulan anlaşma ile karıştırılması.

Turkish Association, belirli farklılıkları olmakla beraber birçok AB üyesi ülkede uygulanıyor. İrlanda, Türk vatandaşlarının  Turkish Association’a başvurduğu ülkeler arasında en popüler olanlardan. Nedeni, İrlanda’nın Turkish Association’u hayata geçirme sürecinin diğer ülkelere göre daha az maliyetli ve daha kolay olması. 

İrlanda’da Turkish Association’a başvurmak için, çalıştığınız şirkette bir yılınızı tamamlamanız ve gerekli evrakları ilgili makama eksiksiz teslim etmeniz yeterli. Bir tabii ki, uzun bürokratik süreç için bolca sabıra ihtiyacınız var. 

Burada akla gelen ilk soru, bir şirkette yasal olarak bir yılı tamamlamak nasıl mümkün olacak? İrlanda’yı cazip kılan bu sorunun cevabı. İrlanda, 6 ay ve üzeri sürecek dil okulları dahil olmak üzere lisans ve yüksek lisans eğitimi almaya gelen öğrencilere part-time(haftalık 20 saat) çalışma izni (Stamp2) veriyor. Bu çalışma izni hizmet sektörü olarak adlandırabileceğimiz işleri kapsıyor. Stamp 2 olarak adlandırılan part-time çalışma izni ile girdiğiniz işte birinci yılınızı doldurduğunuz anda Turkish Association’a başvurabilirsiniz.


KABUL ALDIKTAN SONRA…

Turkish Association başvurusu kabul edilen çalışanlar, aynı şirkette çalışmak şartı ile 1 yıl daha çalışma izni alıyor. Bu izin de Stamp 1 olarak adlandırılıyor. Turkish Association alınan çalışma izni 2 kez daha yenilebiliniyor. Yani Turkish Association, başvuru sahibine, başvuru hakkı kazandığı birinci yılın ardından toplamda 3 yıl daha aynı şirkette yasal çalışma izni sağlıyor. Bunun ardından ise, stediğiniz herhangi bir şirkette herhangi bir pozisyonda süresiz çalışabileceğiniz Stamp 4 olarak adlandırılan genel çalışma iznine başvuru hakkı doğuyor.


UZUN SOLUKLU BİR YOLCULUK

İrlanda’da uygulanan Turkish Association veya halk diliyle İrlanda Ankara Anlaşması, sabır gerektiren bir yol olarak görünebilir fakat başvuranlar için uzun soluklu bir Avrupa yaşamının kapısını aralıyor. Bugün, onlarca Türk vatandaşı İrlanda’da Turkish Association’la edindikleri çalışma izni ile hayatlarını devam ettiriyor.