İrlanda’da İnsanların Birbirine Güven Oranı Yüzde 38 Olarak Ölçüldü

0

Dünya genelinde yapılan bir araştırmaya göre, insanların birbirine duyduğu güven oranı ülkeden ülkeye büyük farklılık gösteriyor. Ipsos Global Trust Survey verilerine göre İrlanda’da insanların birbirine güven oranı yüzde 38 olarak ölçülürken, Türkiye’de bu oran yüzde 14 seviyesinde kaldı.

Araştırmada katılımcılara genel olarak “çoğu insana güvenilebilir mi?” anlamına gelen bir değerlendirme yöneltilirken, ülkeler arasındaki fark dikkat çekti. Buna göre İrlanda, kişiler arası güven seviyesinde Türkiye’ye kıyasla daha yüksek bir orana sahip oldu.

Verilere göre İrlanda’da her 100 kişiden yaklaşık 38’i, toplumdaki çoğu insana güvenilebileceğini düşünüyor. Türkiye’de ise bu oran 100 kişide yaklaşık 14 kişi olarak ölçüldü. Bu sonuç, iki ülke arasında toplumsal güven algısı açısından belirgin bir fark olduğunu ortaya koyuyor.

Kişiler arası güven, bir toplumun sosyal yapısını anlamak açısından önemli göstergelerden biri olarak kabul ediliyor. İnsanların birbirine duyduğu güven; günlük yaşamdan iş ilişkilerine, sosyal dayanışmadan kamu kurumlarına olan yaklaşıma kadar birçok alanı etkileyebiliyor. Güven seviyesinin yüksek olduğu toplumlarda bireylerin sosyal ilişkilerde daha rahat hareket ettiği, toplumsal iş birliğinin daha kolay geliştiği ve insanların birbirleriyle daha açık iletişim kurabildiği değerlendiriliyor.

İrlanda’nın yüzde 38’lik oranı, ülkenin toplumsal güven açısından orta-üst seviyede değerlendirilebilecek ülkeler arasında yer aldığını gösteriyor. Özellikle günlük yaşamda sosyal ilişkilerin daha açık olması, yerel topluluk kültürü ve bireyler arası iletişimin güçlü olması bu algıda etkili faktörler arasında gösterilebilir.

Türkiye’de ise güven oranının yüzde 14 seviyesinde kalması, toplum içinde kişiler arası güvenin daha düşük algılandığını ortaya koyuyor. Bu durum, ekonomik belirsizlikler, sosyal kutuplaşma, bireylerin güvenlik algısı ve toplumsal ilişkilerdeki genel temkinli yaklaşım gibi farklı nedenlerle ilişkilendirilebilir.

Araştırmada en yüksek güven oranına sahip ülkeler arasında Çin ve Hindistan öne çıkarken, Avrupa ülkeleri arasında Hollanda ve İsveç gibi ülkelerin daha yüksek güven oranlarına sahip olduğu görülüyor. İrlanda ise yüzde 38 ile birçok ülkenin üzerinde yer alırken, Türkiye listenin alt sıralarına yakın bir konumda bulunuyor.

Uzmanlara göre toplumsal güven yalnızca bireysel ilişkilerle sınırlı değil. Aynı zamanda ekonomi, eğitim, hukuk sistemi, sosyal politikalar ve yaşam kalitesi gibi geniş alanlarla da bağlantılı bir gösterge olarak değerlendiriliyor. İnsanların birbirine güven duyduğu toplumlarda sosyal dayanışmanın daha güçlü olduğu, kriz dönemlerinde toplumun birlikte hareket etme kapasitesinin daha yüksek olabileceği belirtiliyor.

Bu veriler, İrlanda ve Türkiye arasındaki sosyal güven farkını dikkat çekici şekilde ortaya koyarken, toplumların birbirine bakışındaki farklılıkları da gözler önüne seriyor.

Kaynak: Ipsos Global Trust Survey

İrlanda, İş-Yaşam Dengesi Sıralamasında Dünyada İkinci Oldu

0

İrlanda, çalışan hakları ve iş-yaşam dengesi açısından dünyanın en iyi ülkeleri arasında gösterildi. Paylaşılan sıralamaya göre İrlanda, iş-yaşam dengesi konusunda dünyada ikinci sırada yer aldı.

Sıralamada ilk sırada Yeni Zelanda bulunurken, İrlanda’nın ikinci sıraya yerleşmesinde çalışanlara sunulan yıllık izin, ücretli hastalık izni ve doğum izni gibi hakların etkili olduğu belirtildi.

Haberde yer alan bilgilere göre İrlanda’daki çalışanlar 4 hafta temel yıllık izin hakkına sahip. Bunun yanında çalışanlar, yılda 5 güne kadar ücretli hastalık izninden yararlanabiliyor. Ayrıca ülkede 26 haftaya kadar tam ücretli doğum izni hakkı da öne çıkan sosyal haklar arasında yer alıyor.

Yeni Zelanda’nın listenin zirvesinde yer almasında ise yıllık izin süresinin fazla olması ve çalışanların izin dönemlerinde gelir kaybı endişesi yaşamaması gibi unsurların etkili olduğu ifade edildi.

İrlanda’nın bu sıralamada ikinci olması, ülkenin yalnızca kariyer ve istihdam fırsatları açısından değil, aynı zamanda çalışanların yaşam kalitesi ve sosyal hakları bakımından da güçlü bir konumda olduğunu gösteriyor.

Uzmanlara göre iş-yaşam dengesi, özellikle son yıllarda çalışanların bir ülkeyi veya iş piyasasını değerlendirirken dikkate aldığı en önemli kriterlerden biri hâline geldi. Esnek çalışma imkânları, izin hakları, hastalık izni ve aile destekleri gibi uygulamalar, çalışan memnuniyeti üzerinde doğrudan etkili oluyor.

Kaynak: iRadio

Protestoların ardından hükümetten yeni adım: İrlanda’da akaryakıta 10 cent indirim

0

İrlanda’da haftalardır büyüyen yakıt krizi, hükümeti yeni bir paketi duyurmaya zorladı. Taoiseach Micheál Martin, acil kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamada, yeni destek paketinin büyüklüğünün 505 milyon euro olduğunu söyledi. Açıklanan önlemler, ülke genelinde altı gün süren protestoların ve özellikle akaryakıt depoları ile yolları hedef alan blokajların ardından geldi.

Yeni paket kapsamında benzin ve dizelde litre başına 10 cent, marked gas oil yani yeşil dizelde ise 2.4 cent vergi indirimi uygulanacak. Hükümet ayrıca karbon vergisi artışını mayıstan ekim ayındaki bütçe dönemine erteledi. The Journal’ın aktardığına göre mevcut geçici vergi indirimleri de mayıs sonundan temmuz sonuna kadar uzatılacak ve önlemlerin salı gece yarısından itibaren devreye girmesi planlanıyor.

Paket sadece pompaya yansıyacak indirimlerle sınırlı değil. Hükümet; nakliyeciler, yerel ulaşım operatörleri, okul taşımacılığı sağlayıcıları ve bazı ticari işletmeler için destek programlarının güçlendirileceğini, tarım ve balıkçılık sektörleri için de yeni bir yakıt destek planı hazırlanacağını açıkladı. Yeni paketin, mart ayında duyurulan 250 milyon euroluk önceki önlemlerin üzerine geldiği belirtildi.

Protestoların arka planında ise son dönemde yakıt maliyetlerinde yaşanan sert artış yer alıyor. Reuters’a göre dizel fiyatları, İran savaşı sonrasındaki süreçte yüzde 20’nin üzerinde yükseldi. Çiftçiler, kamyon şoförleri ve müteahhitler; yolları, limanları ve ülkenin tek petrol rafinerisine erişimi engelleyen eylemlerle hükümete baskı kurdu. Bu süreçte yaklaşık üçte bir akaryakıt istasyonunda yakıt kalmadığı bildirildi.

Ancak açıklanan 10 centlik indirim, protestocuların tamamını memnun etmiş görünmüyor. Reuters, daha önce açıklanan 250 milyon euroluk paketin göstericiler tarafından yetersiz bulunduğunu yazarken; protesto organizatörlerinin, yeni destek planına rağmen eylemlerin yaşam maliyetleri işletmeleri sürdürülebilir hâle getirene kadar sürebileceğini söylediği bildirildi. Bu da hükümetin attığı adımın önemli olsa da krizi tamamen bitirip bitirmeyeceği sorusunu gündemde tutuyor.

Taoiseach Micheál Martin ise bir yandan yeni desteği savunurken, diğer yandan yasa dışı blokajlara sert tepki gösterdi. Martin, protestoların bazı noktalarda temel hizmetleri ve ülkenin tedarik zincirini tehdit ettiğini söyledi ve gelecekte benzer eylemler karşısında hukukun tüm araçlarının kullanılacağı mesajını verdi. Hükümetin önümüzdeki günlerde hem piyasadaki yakıt akışını normale döndürmeye hem de siyasi baskıyı azaltmaya çalışacağı görülüyor.

Eurostat Verileri: İrlanda’da Gıda Fiyatları AB Ortalamasının Üzerinde

0

Avrupa İstatistik Ofisi Eurostat tarafından yayımlanan 2024 verileri, İrlanda’daki gıda fiyatlarının Avrupa Birliği ortalamasının üzerinde seyretmeye devam ettiğini ortaya koydu.

AB ortalamasının 100 kabul edildiği fiyat endeksine göre, İrlanda’nın gıda fiyat seviyesi 111.9 olarak ölçüldü. Bu oranla İrlanda, Lüksemburg’un (125.7) ve Danimarka’nın (119.3) ardından, gıda fiyatlarının en yüksek olduğu AB ülkeleri arasında üst sıralarda yer aldı.

Aynı listede Fransa 111.5, Malta 110.9 ve Avusturya 110.9 ile İrlanda’yı takip etti. Veriler, özellikle temel gıda ürünlerinde İrlanda’daki yaşam maliyetinin Avrupa ortalamasına göre daha yüksek olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Listenin alt sıralarında ise Romanya 74.6, Slovakya 82.9 ve Polonya 85.6 ile AB içinde gıda fiyatlarının en düşük olduğu ülkeler olarak öne çıktı.

Uzmanlara göre bu tablo, İrlanda’da yaşayan tüketicilerin market harcamalarında daha fazla baskı hissetmesine yol açarken, yükselen yaşam maliyeti tartışmalarını da yeniden gündeme taşıyor.

Kaynak: Eurostat – Food price level comparisons, 2024

İrlanda, 2026 Dünya Mutluluk Raporu’nda 13. sırada yer aldı

0

2026 Dünya Mutluluk Raporu’na göre İrlanda, dünyanın en mutlu 13. ülkesi oldu. Listenin zirvesinde Finlandiya yer alırken, İzlanda ve Danimarka da üst sıralardaki yerini korudu.


World Happiness Report 2026 verilerine göre İrlanda, bu yıl küresel mutluluk sıralamasında 13. sırada yer aldı. Raporun ülke sıralaması, insanların hayatlarını 0 ile 10 arasında değerlendirdiği yaşam memnuniyeti verilerinin 2023–2025 ortalamasına dayanıyor.

Raporda Finlandiya bir kez daha ilk sırada bulunurken, İzlanda ve Danimarka listenin üst basamaklarında yer aldı. Resmî sıralamada İrlanda’nın puanı 6.928 olarak kaydedildi ve ülke, Avrupa’daki güçlü konumunu koruyan ülkeler arasında gösterildi.

İrlanda, yaşam maliyeti ve günlük yaşam koşullarıyla ilgili tartışmalara rağmen raporda üst sıralarda kalmayı başardı. Bu sonuç, ülkenin yaşam kalitesi, sosyal destek yapısı ve genel yaşam memnuniyeti açısından uluslararası ölçekte güçlü bir görünüm sergilediğine işaret etti. Bu değerlendirme, rapordaki sıralama ve kullanılan yaşam değerlendirmesi metodolojisine dayalı bir yorumdur.

Dünya Mutluluk Raporu, Oxford Üniversitesi Wellbeing Research Centre öncülüğünde Gallup, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı ve bağımsız editoryal katkılarla hazırlanıyor. Rapor, her yıl ülkelerin yaşam memnuniyeti düzeylerini karşılaştırmalı olarak ortaya koyuyor.

İrlanda, Batı Avrupa’nın en dindar ülkeleri arasında gösterildi

0

İrlanda’da yayımlanan yeni bir araştırma, ülkenin Batı Avrupa’daki en dindar toplumlar arasında yer aldığını öne sürdü. İrlandalı piskoposlar tarafından yayımlanan ve mevcut dini eğilimleri inceleyen rapora göre, ülkede “herhangi bir dine bağlı olmadığını” söyleyenlerin oranı yüzde 32 seviyesinde bulunuyor. Bu oran, Batı Avrupa’daki en düşük oranlardan biri olarak dikkat çekiyor.

Aynı araştırmada, İrlanda’da yaşayan yetişkinlerin yüzde 59’unun kendisini Katolik olarak tanımladığı belirtiliyor. The Irish Times’ın aktardığına göre bu oran, İrlanda’yı özellikle Batı Avrupa ülkeleriyle karşılaştırıldığında daha “dindar” bir konuma yerleştiriyor. Haberde, yalnızca Portekiz ve İtalya’da “dinsizim” diyenlerin oranının daha düşük olduğu, İrlanda’nın ise bu tabloda Avusturya ile aynı seviyede bulunduğu ifade ediliyor.

Araştırmanın dikkat çeken bölümlerinden biri de gençlerle ilgili veriler oldu. Rapora göre, 16-29 yaş grubunda herhangi bir dine bağlı olmadığını söyleyenlerin oranı yüzde 42’ye çıkıyor. Buna rağmen çalışmada, dini aidiyet ve dini pratiklerde son dönemde belirli bir toparlanma işareti görüldüğü de savunuluyor.

Söz konusu çalışma, İrlanda Katolik Piskoposlar Konferansı tarafından hazırlatılan “The Turning Tide?” başlıklı rapora dayanıyor. Piskoposlar, raporun ada genelindeki dini eğilimlere ilişkin “kanıta dayalı bir tablo” sunmayı amaçladığını belirtirken, bulgular ülkede dinin toplumsal hayattaki yerinin hâlâ güçlü olduğunu gösteriyor.

Bununla birlikte, araştırma kamuoyunda tartışma da yarattı. Bir yandan İrlanda’nın hâlâ güçlü bir dini kimlik taşıdığı savunulurken, diğer yandan genç kuşaklarda dine mesafenin daha belirgin hale geldiğine dikkat çekiliyor. Bu nedenle ortaya çıkan tablo, İrlanda’nın tamamen sekülerleşmiş bir ülke olmadığını; ancak kuşaklar arasında önemli farklılıklar yaşandığını gösteriyor. Bu son yorum, rapordaki verilerden çıkarılan bir değerlendirme niteliğinde.

İrlanda ile Birleşik Krallık Arasında “Deniz Altı Tren Hattı” İddiası Yeniden Gündemde

0

İrlanda ile Birleşik Krallık arasında İrlanda Denizi’nin altından geçecek bir demiryolu hattı fikri, sosyal medyada yeniden konuşulmaya başlandı. “Deniz altı tren bağlantısı” olarak paylaşılan içeriklerde, olası bir hattın iki ülke arasındaki ulaşımı hızlandırabileceği öne sürülüyor.

Ancak paylaşımlarda yer alan notlarda, bu çalışmanın uzun süredir gündeme gelen bir konsept olduğu; şu aşamada aktif bir inşaat süreci bulunmadığı ve resmî bir hükümet planının yürürlükte olmadığı ifade ediliyor. Bu nedenle söz konusu iddialar, “kesinleşmiş proje” değil, kamuoyunda zaman zaman gündeme gelen bir öneri/konsept olarak değerlendiriliyor.

Ulaştırma uzmanları, deniz altı hatlarının yüksek maliyet, uzun planlama süreçleri, çevresel etki değerlendirmeleri ve güvenlik gereklilikleri nedeniyle ancak uzun vadeli ve kapsamlı fizibilite çalışmalarıyla hayata geçirilebildiğine dikkat çekiyor. Bu kapsamda, İrlanda–Birleşik Krallık arasında böyle bir hattın gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine dair şu an için doğrulanmış resmî bir takvim veya proje duyurusu bulunmuyor.

ŞOK İDDİA: ABD’li ICE’nin deportasyon uçuşları Shannon üzerinden mi yürütülüyor? Amnesty’den İrlanda’ya “engelleyin” çağrısı

0

Dublin — Amnesty International Ireland, ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Birimi (ICE) ile ilişkilendirilen sınır dışı (deportasyon) uçuşlarının Shannon Havalimanı’nda yakıt ikmali yaptığı yönündeki haberlerin ardından İrlanda hükümetine çağrıda bulundu.

The Guardian’ın araştırmasına göre, Trump bağışçısı Gil Dezer’e ait özel jetin ICE tarafından en az iki ayrı deportasyon uçuşunda kullanıldığı ve uçuşların 21 Ocak ile 1 Şubat 2026 tarihlerinde Shannon’da yakıt ikmali için durduğu bildirildi. Haberde, deportasyon edilen bazı kişilerin bilek ve ayaklarından kelepçeli olduğu ve Tel Aviv varışının ardından işgal altındaki Batı Şeria’ya götürüldüklerinin aktarıldığı belirtildi.

İrlanda’da muhalefet cephesinden de tepkiler gelirken, Amnesty Ireland hükümetin uluslararası insan hakları yükümlülükleri kapsamında, risk taşıyan transferlere “kolaylaştırıcı” olmaması gerektiğini vurguladı.

Detaylar Geldi: İrlanda’da Aile Birleşimi İçin €50,200 Gelir Şartı Getiriliyor

0

İrlanda’da göçmen işçileri yakından ilgilendiren yeni aile birleşimi politikası artık netleşmeye başladı. Migrant Rights Centre Ireland (MRCI) ve Irish Examiner tarafından yayımlanan bilgilere göre, hükümet aile birleşimi başvurularında gelir ve konut şartlarını önemli ölçüde yükseltmeyi planlıyor. Yeni düzenlemenin 2026 yılı itibarıyla yürürlüğe girmesi bekleniyor.

Yeni Aile Birleşimi Şartlarında Öne Çıkan Detaylar

Migrant Rights Centre Ireland’ın aktardığı bilgilere göre, 2025/2026 itibarıyla İrlanda’da aile vizesi veya çocuk getirebilmek için gereken yıllık gelir miktarı şu şekilde olacak:

  • Eş için taban sınır: €30,000
  • 1 çocuk için: €50,200 (2026’dan itibaren)
  • 2 çocuk için: €60,200
  • 3 çocuk için: €69,500
  • 4 çocuk için: €77,100
  • 5 çocuk için: €85,800

Ayrıca, 2025 yılı itibarıyla 1 çocuk getirmek için geçerli olan önceki gelir şartı yaklaşık €44,300 olarak belirtilmişti. Yeni rakamlar, gelir şartının ciddi şekilde artırıldığını ortaya koyuyor.

Konut Yeterliliği Koşulları Güçlendirildi

Yeni düzenlemeyle birlikte başvuru sahiplerinin yaşadığı konut da artık daha sıkı kriterlerle değerlendirilecek.
Evin metrekaresi, oda sayısı ve çocuk başına düşen alan gibi faktörler başvuru sürecinde dikkate alınacak.
Uygun olmayan konutlar, aile birleşimi başvurularının reddedilmesine yol açabilecek.

Tepkiler ve Değerlendirmeler

Migrant Rights Centre Ireland, bu gelir eşiğinin binlerce göçmen aileyi etkileyeceğini belirterek düzenlemeyi “aileleri ayıran bir politika” olarak nitelendirdi.
Uzmanlar, özellikle düşük ve orta gelirli göçmenlerin yeni koşulları karşılamasının oldukça zor olacağını, bunun da aile birleşimi başvurularını ciddi şekilde azaltabileceğini ifade ediyor.

İrlanda, İnsan Hakları Endeksi’nde ilk 5’te

0

Our World in Data’nın (V-Dem verileriyle) yayımladığı İnsan Hakları Endeksi’nde İrlanda, son ölçüm yılında en yüksek puanlı ülkeler arasında yer aldı. Endeks; ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü, din ve hareket özgürlüğü, işkence ve siyasi infazlardan korunma, mülkiyet hakları gibi göstergeleri bir arada değerlendiriyor. Our World in Data

İrlanda, Our World in Data’nın (OWID) V-Dem tabanlı İnsan Hakları Endeksi verilerine göre dünyada insan haklarının en güçlü korunduğu ülkeler arasında yer aldı. Endeks, siyasi-sivil özgürlükler ile bedensel bütünlüğün korunması gibi kritik alanları tek bir bileşik puanda toplayarak ülkeler arası kıyas imkânı sunuyor. Our World in Data

Uzmanların değerlendirmeleriyle oluşturulan endekste; işkence ve zorla çalıştırmadan korunma, siyasi infazların yokluğu, mülkiyet hakları, din/ifade/örgütlenme ve hareket özgürlükleri gibi başlıklar temel alınıyor. V-Dem metodolojisi, her ülkeye ilişkin çok sayıda göstergenin uzmanlarca skorlanması ve istatistiksel olarak bir araya getirilmesi yaklaşımına dayanıyor

İrlanda’nın insan hakları alanındaki güçlü performansı, diğer bağımsız endekslerde de görülüyor. Freedom House’un 2025 değerlendirmesinde İrlanda Özgür statüsünde 97/100 puan aldı.