Uluslararası bir araştırmada Türkiye, “narsist hayranlık” düzeyinin en yüksek olduğu ülkeler arasında gösterilirken, İrlanda aynı kategoride en düşük ülkeler arasında yer aldı. Uzmanlara göre bu sonuçlar bireyleri tek tek yargılamak için değil, ülkeler arasındaki ortalama psikolojik eğilimleri anlamak için değerlendirilmeli.
Uluslararası bir psikoloji araştırması, ülkeler arasında narsisizm eğilimlerinin nasıl değiştiğine dair dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Self and Identity dergisinde yayımlanan “Cultural moderation of demographic differences in narcissism” başlıklı çalışmada, farklı ülkelerdeki narsisizm düzeyleri yaş, cinsiyet, sosyal statü algısı ve kültürel faktörler üzerinden incelendi. Araştırma, narsisizmi tek bir başlık altında değil, farklı boyutlarıyla ele alıyor.
Çalışmanın en dikkat çeken bölümlerinden biri, “narcissistic admiration” yani narsist hayranlık kategorisi oldu. Bu kavram; kişinin kendini öne çıkarma, beğenilme isteği, başarılarını vurgulama, dikkat çekme ve başkaları üzerinde olumlu bir izlenim bırakma eğilimiyle ilişkilendiriliyor. Araştırmada bu kategoride en yüksek ülkeler arasında Nijerya, Irak, Çin, Nepal ve Türkiye yer aldı. En düşük ülkeler arasında ise Norveç, Danimarka, İrlanda, Rusya ve Birleşik Krallık gösterildi.
Bu sonuç, Türkiye ve İrlanda arasında dikkat çekici bir karşıtlık ortaya koyuyor. Türkiye, araştırmada narsist hayranlık düzeyinin yüksek olduğu ülkelerden biri olarak listelenirken, İrlanda aynı ölçümde en düşük ülkeler arasında yer aldı. Ancak uzmanlar, bu tür çalışmaların “bir ülkenin insanları narsisttir” şeklinde okunmaması gerektiğini vurguluyor. Araştırma, bireylerin klinik olarak narsist olup olmadığını değil, büyük örneklem gruplarında bazı kişilik eğilimlerinin ortalama seviyesini karşılaştırıyor.
Michigan State University tarafından paylaşılan bilgilere göre çalışma, 53 ülkeden 45 binden fazla kişinin verisini içeriyor. Araştırmacılar; katılımcıların yaş, cinsiyet, algılanan sosyal statü ve kültürel çevre gibi faktörlerle narsisizm eğilimleri arasındaki ilişkiyi analiz etti. Çalışmanın genel narsisizm sıralamasında ise en yüksek ülkeler Almanya, Irak, Çin, Nepal ve Güney Kore; en düşük ülkeler ise Sırbistan, İrlanda, Birleşik Krallık, Hollanda ve Danimarka olarak aktarıldı.
Araştırmada narsisizm iki temel boyutta değerlendiriliyor: narsist hayranlık ve narsist rekabet. Narsist hayranlık daha çok kişinin kendini başarılı, etkileyici ve dikkat çekici gösterme isteğiyle bağlantılı. Narsist rekabet ise eleştiriye karşı savunmacı tavır, başkalarını rakip görme ve üstünlük kurma eğilimiyle ilişkilendiriliyor. Bu ayrım, sonuçların daha doğru yorumlanması açısından önemli görülüyor.
Bu nedenle Türkiye’nin listede yer aldığı kategori doğrudan “Türkiye dünyanın en narsist ülkelerinden biridir” anlamına gelmiyor. Daha doğru ifade, Türkiye’nin araştırmada narsist hayranlık boyutunda yüksek çıkan ülkeler arasında yer aldığıdır. Aynı şekilde İrlanda’nın düşük sıralarda bulunması da İrlandalıların tamamen alçakgönüllü ya da narsisizmden uzak olduğu anlamına gelmez; yalnızca araştırmaya katılan örneklem içinde bu eğilimin daha düşük ölçüldüğünü gösterir.
BBC Science Focus’un araştırmayı haberleştiren analizinde de narsist hayranlık; şişkin özgüven, başarılarla övünme ve kendini ön plana çıkarma gibi özelliklerle açıklanıyor. Haberde, bu özelliklerin en yüksek ölçüldüğü ülkeler arasında Türkiye’nin, en düşük ölçüldüğü ülkeler arasında ise İrlanda’nın bulunduğu belirtiliyor.
Araştırmacılar ayrıca narsisizm eğilimlerinin yalnızca ülke farkıyla açıklanamayacağını belirtiyor. Yaş, cinsiyet ve kişinin kendini toplumda nasıl bir statüde gördüğü de sonuçlarda etkili olabiliyor. Michigan State University’nin açıklamasına göre, genç yetişkinlerde narsisizm eğilimlerinin daha yüksek çıkması dikkat çekti. Araştırmacılar bunu, gençlik ve erken yetişkinlik döneminde kimlik oluşturma, bağımsızlık kazanma ve sosyal statü edinme çabalarıyla ilişkilendiriyor.
Sonuçlar sosyal medyada ilgi çekici başlıklarla paylaşılmaya uygun olsa da, haberleştirilirken dikkatli bir dil kullanılması gerekiyor. Çünkü bu tür araştırmalar kültürler arası ortalamaları analiz eder; herhangi bir milletin tamamına karakter etiketi yapıştırmak için kullanılmamalıdır. Türkiye ve İrlanda arasındaki fark, daha çok toplumsal ifade biçimleri, kültürel normlar, kendini sunma alışkanlıkları ve sosyal statü algısı gibi konular üzerinden okunmalıdır.
Araştırma, ülkeler arasında psikolojik özelliklerin nasıl farklılık gösterebildiğine dair önemli bir örnek sunuyor. Türkiye’nin narsist hayranlık düzeyinde yüksek, İrlanda’nın ise düşük grupta yer alması, iki ülkenin sosyal davranış ve kendini ifade etme biçimleri açısından farklı noktalarda değerlendirildiğini gösteriyor.
Kaynak: Self and Identity dergisinde yayımlanan “Cultural moderation of demographic differences in narcissism” araştırması; Michigan State University ve BBC Science Focus’un konuya ilişkin yayınları.








