İrlanda Haber – Uzun yıllardır Birleşik Kralık’ta yaşayan sevilen oyuncu Mehmet Ali Alabora’nın Galler’de katıldığı bir ödül töreninde yaptığı konuşma viral oldu.
—
Birleşik Krallık’taki en sıcak gündem maddelerinden olan sığınmacıların adadaki geleceği. İngiliz Hükümeti’nin adaya varan sığınmacılara karşı sert tutumuna gönderme yapan Alabora, “Hepimiz her an sığınmacı olabiliriz, sığınmacılar istatistik değildirler. Onların her biri ayrı ayrı insan” sözlerini kullandı.
Alabora, “Kriz zamanlarında biz nereli olduğumuzu, nereden geldiğimizi unutarak birbirimize yardım ediyoruz. Bizi insan yapan budur” diye konuştu.
Galler Sığınmacı Konseyi filmini yöneten Alabora, ‘yılın charity filmi’ ödülüne layık görüldü.
2013 yılında Gezi Protestoları sırasında, Türkiye’de iktidar partisi mensuplarının ve iktidara yakın gazeteciler tarafından hedef haline getirilen Mehmet Ali Alabora, aldığı bir kararla Birleşik Krallık’a taşınmıştı. Sevilen oyuncu, o tarihten itibaren Birleşik Krallık’ta yaşıyor
İrlanda’nın Cork şehri Baltimore bölgesinde kendi restoranını işleten başarılı şef, ilk kez 2021 yılında 1 Michelin yıldızı almıştı. Dede, 2023 yılında ise 2 Michelin yıldızına layık görüldü.
Michelin Yıldızı Nedir?
1900lü yılların başında Michelin lastikleri, araç kullanımına teşvik etmek amacıyla sürücüler için çeşitli lokasyonlarda bulunan en iyi restoranları içeren bir rehber hazırlamaya başladı.
Zaman içerisinde kendi başına bir kalite otoritesi olan bu rehber, bugün gastronomi dünyasının en prestijli ödüllerinden biri kabul ediliyor.
Michelin Yıldızı 3 kategoriden oluşuyor.
1 Yıldız, kaliteli malzemelerle çok yüksek standartlarda istikrarlı şekilde menülerin hazırlandığı anlamına geliyor,
2 yıldız, restoran şefinin yemeklere kendi donuşunu/karakterini kattığı anlamına geliyor,
3 yıldız, yemek pişirmeyi bir sanata çeviren ve kariyerinde zirve noktaya ulaşan şeflerin restoranlarına veriliyor.
Dublin İmsakiyesi, İrlanda İslam Merkezi’nin takvimine göre hazırlanmıştır. Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı’nın sitesinde İrlanda’nın Dublin şehri hazırlanan imsakiye’de namaz vakitleri İrlanda İslam Merkezi’ne göre 4 dakika daha ileridedir.
Örneğin, İrlanda İslam Merkezi’nin takviminde Ramazan’ın ilk günü Dublin’de iftar vakti 18.45’te iken; Diyanet takvimine göre Dublin’de Ramazanın ilk günü iftar 18.49 olarak gösteriliyor.
İrlanda Haber – İrlanda, turistleri için Avrupa’nın en güvenli ülkeleri çalışmasında, en güvenli 7. ülke olarak gösteriliyor.
—
irelandbeforeyoudie.com ve lovin.ie internet sitelerinde yer alan habere göre; gamblino.com’un yaptığı çalışmada İrlanda Avrupa’nın turistler için en güvenli yedinci ülke olarak gösteriliyor.
Çalışmada, ülkelerin güvenlilik dereceleri, cinayetler, saldırılar, cinsel saldırılar, yol kazaları, doğal afet riski ve dünya barış endeksi gibi kriterlerin bulunduğu 9 farklı kritere göre belirleniyor.
Çalışmada, Avrupa’nın turistler için en güvenli ülkesi İsviçre oldu, ikinci sırada İzlanda, üçüncü sırada Norveç, dördüncü sırada, Danimarka, beşinci sırada Lüksemburg, altıncı sırada Finlandiya yer alıyor.
İrlanda ise bu ülkelerin ardından Avrupada turistleri için en güvenli ülkeler listesinde yedinci sırada yer alıyor. Çalışmada İrlanda’dan “Doğal güzelliklerle dolu, tarih, kültür ve geleneklerle dolu bir ulus” olarak bahsediliyor.
Her iki sitede yer alan haberlerde, İrlanda’nın güvenlilik konusunda İsveç, Hollanda ve Avusturya’nın önünde yer alması vurgulanıyor.
Antalya’da Neriman–Erol Yılmaz Sosyal Bilimler Lisesi (NEYSBL) öğrencilerinin katkısıyla düzenlenen etkinlikte Türkiye ile İrlanda arasındaki dostluk ve kültürel etkileşim vurgulandı. Etkinlik kapsamında öğrencilerin yürüttüğü çalışmalarla iki ülke arasındaki ilişkilerin eğitim ve gençlik projeleri üzerinden daha da güçlenmesine dikkat çekildi.
Haberde yer alan bilgilere göre, etkinlikle ilgili İrlanda tarafının desteği de gündeme geldi. İrlanda’nın Ankara Büyükelçiliği üzerinden yapılan paylaşım/mesajla çalışmaya ilişkin olumlu değerlendirmeler aktarıldı. Böylece “Ankara” ifadesi, etkinliğin yapıldığı şehirden çok, büyükelçilik bağlantısını işaret ediyor.
Etkinliğin, öğrenci odaklı projeler aracılığıyla uluslararası dostluk ve kültürel iletişimi artırmayı hedeflediği belirtilirken, benzer çalışmaların ilerleyen dönemde devam edebileceği ifade edildi.
İrlanda genelinde 27 bölgede gerçekleştirilecek proje için 21.5 Milyon Euro harcama yapılması ön görülüyor.
Bakanlık, projenin kırsal alandaki, sosyal ve ekonomik hayatı canlandırması için önemini vurguluyor. İrlanda, pandemi sonrası artan trend ile uzaktan çalışma modelini destekleyen ülkeler arasında yer alıyordu. Ülkede faaliyet gösteren büyük şirketlerin uzaktan çalışma sistemiyle ilgili planları İrlanda medyasında zaman zaman yer alıyor.
İrlanda Hükümeti, kırsal bölgelerde ve küçük yerleşim birimlerinde yaşama trendini arttırdığı için uzaktan çalışma iş modellerine teşvik ediyor.
Özellikle nitelikli olarak çalışmak için Türkiye’de yaşanan zorlu ve uzun bir eğitim süreci yaşanmaktadır. Mavi yakalı olarak çalışılan işler genelde belirli bir kesim için kısa süreli olarak tanımlanırken bir başka kesim için bir geçim kapısıdır.
Yurt dışında yaşamak için adım atıldığında eğer nitelikli göçmenlik şartlarına sahip değilseniz belirli bir prosesten geçeceğiniz açıktır. Nitelikli göçmenlik şartları ülkeden ülkeye değişiklik gösterse de Türkiye’de alınan lisans diplomasının tanınması için birtakım süreçler yaşanmaktadır. Bu süreçte özellikle kendi çalışma alanın dışında ancak sirkülasyonu fazla olan belirli sektörlere yönelim yaşanmaktadır. Özellikle hizmet sektörünün yarattığı mental ve bedensel yorgunluğun sonucu olarak sürekli bir çalışan değişimi olduğu artık herkes tarafından bilinmektedir. Ancak sosyal hayata bir yönüyle katılabilmek, göç edilen ülkede yaşam giderlerini asgari düzeyde de olsa karşılayabilmek için tercih edilebilecek en geçerli yöntemlerden biridir.
Ancak hayatında kendi işi dışında her şeye cahil olan bir kesimde bu nasıl yankı uyandırmaktadır? Burada yaşananlardan çıkarımlardan anlaşılmaktadır ki benlik değişimi ve yüzleşme tam da bu noktada başlamaktadır. Özellikle Türkiye’de beyaz yakalı olarak çalışan ve profesyonel bir yapıda iş hayatına başlamış olan bireylerde gelinen ülkeden nefret etme ve alınan kararı sorgulama aşaması başlamaktadır. Bu backgrounda bir de orta gelir düzeyinin üzerinde bir gelir grubunda çocukluğunu ve gençliğini geçirmiş olma eklenince müthiş majör depresyonlar yaşanmakta bazen olgunun özünden uzaklaşıp kaybolmalar yaşanmaktadır. Bunun başka bir yansıması Türkiye’de uzun süre mavi yaka işlerde çalışmış kişiler üzerinde de görülmektedir. Bitmez bilmeyen bir döngüye girildiği ve ülke dahi değiştirmenin buna herhangi bir etkisi olmayacağı düşünülmeye başlanmaktadır. Bu da kişilerin değer yargıları ve prensipleri üzerinde erozyona sebep olmaktadır. Umutsuzlukla baş edemeyenler ya Türkiye’ye geri dönmekte ya da belki de prensiplere aykırı işlerde çalışmaya başlamaktadırlar. Burada illegal bir olgudan ziyada kişinin bireysel çıkarımlarıyla bağdaşmayan bir iş perspektifinden bahsettiğimi ifade etmek isterim.
Bir başka yansıma ise bunu bir süreç olarak gören ve kendine gerçekçi hedefler koyan insanların daha sağlam altyapılar oluşturmasıyla kendini göstermektedir. Özellikle göç ettiği ülkede Türk popülasyonuna sınırlı vakit ayıran kendini yaşadığı toplumun kültürüne ve değer yargılarına özünü kaybetmeden uyumlamaya çalışan kişilerin iş ve sosyal hayatı daha kolay yürüttüğü gözlemlenmiştir. Dil bariyerini aşmış ve kariyerini yaşadığı ülkenin standartlarına uyumlaya çalışanlar 1 yıl-3 yıl-5 yıl gibi keskin dönüşler yaşanan süreçleri aştıktan sonra Türkiye ve İrlanda dengesini oturtabilmişlerdir. Özgüven kendini ifade etme önündeki en önemli basamaktır. Bunun farkında olan göçmenler belki zorlu karakter dönüşümleri yaşa da günün sonunda mutlu olacağı çevreyi oluşturduğu yaşanan yüzyıllık göçmenlik örneklerinde açıkça görülmektedir.
İrlanda’da ve özellikle başkent Dublin’de en sık karşılaşılan göçmen gruplarının başında Brezilyalılar geliyor. İrlanda’da yaşayan Brezilyalılar, İrlanda’nın en kalabalık göçmen grubu olmamalarına rağmen sosyal hayatta görünürlükleri diğer tüm göçmen gruplarından fazla. İrlanda’ya başta dil eğitimi ve akademik eğitim almak için gelen Türk öğrenciler de okullarında ve iş ortamlarında haliyle en çok Brezilyalılarla karşılaşıyor, arkadaşlıklar kuruyor.
Yazıda yer alan bilgilere göre, 2016 yılında yapılan nüfus sayımında 13 bin 600 Brezilyalı İrlanda’da yaşıyordu. Fakat, aradan geçen 5 yılı düşünürsek bu sayıdan daha fazla Brezilyalının şu an İrlanda’da bulunduğu tahmin edilebilir. Sadece geçen yıl 5 bin 800 Brezilyalıya PPS numarası verilmiş durumda. Bu sayı, PPS numarası alan her 12 kişiden birinin Brazilyalı olduğunu gösteriyor. Avrupa Birliği üyesi ülkelerin vatandaşları ve İrlanda’da serbest dolaşım hakkı olan İngiltere ve İsviçre vatandaşları çıkarılınca, PPS numarası alan her 5 kişiden biri Brezilyalı oluyor. 2019 kayıtlararına göre, 27 bin Brezilyalının İrlanda’da geçerli oturum kartı bulunuyordu. Bu sayı 2020 yılında pandeminin etkisiyle 22 bin 500’e kadar düşse de, vizelerin ve uçuşların açılmasıyla birlikte tekrar artış ivmesinde olduğu düşünülebilir.
Brezilyalılar, İrlanda’da yaşayan azınlıklar içerisinde yüzdelik dilim olarak pastada büyük bir yer tutmasa bile, İrlanda’da yaşayan azınlık gruplarının nüfus sıralamasında ilk 10’da bulunan tek Avrupa Birliği dışındaki grup olarak dikkat çekiyor. Başka bir dikkat çeken nokta ise, İrlanda’daki Brezilyalı sayısının İrlanda’da yaşayan Amerikalı(10 bin 500) ve Hindistanlı (11 bin 500) sayısından fazla olması… Özellikle İrlanda ile ABD arasında tarihi ve kültürel bağlar düşünüldüğünde İrlandalılar için şaşırtıcı bir bilgi olarak öne çıkıyor.
Yazıda yer alan bilgilere göre, İrlanda’daki Brezilyalıların üçte ikisi başkent Dublin’de yaşıyor. Geri kalanı ise, Roscommon, Naas, Gort ve Galway gibi kentlerde yaşıyor.
Brezilyalılar Neden İrlanda’yı Tercih Ediyor?
Yazıyı hazırlayan Conor James McKinney’in bu sorusunu Brezilya’nın Dublin Büyükelçisi Paulo Azevedo şu şekilde cevaplıyor, “Brezilyalıların İrlanda’ya göçü üç dalgadan oluşuyor. İlk olarak Et fabrikası işçisi olarak 1990’larda başlayan dalga, ikincisi 2000’li yıllarda başlayan dil okulu öğrencisi olarak gelenler, son olarak ise son yıllarda görülen bilişim sektörü ve mühendis olarak gelenlerin oluşturduğu dalga”
İlk defa 1990’lı yıllarda Galway’de bir et fabrikası Brezilyalı işçi çalıştırmaya başlamış. 2007-2008 yıllarında bu çalışanlardan bir kısmı işten çıkarılsa bile İrlanda’dan ayrılmamış. Yasal oturum hakkını kaybedenler olsa bile, çeşitli diplomatik ve hukuki süreçler sonucu İrlanda’da kalmaya devam etmişler.
Dil okulu vesilesiyle gelen Brezilyalılar ise belki de İrlanda’daki Brezilya nüfusu arasındaki en büyük kitleyi oluşturuyor. Work and Study uygulaması Brezilyalıların İrlanda’daki hayatlarının ilk adımını oluşturuyor denebilir. Brezilyalıların dil okulu için İrlanda’yı seçmelerinde etkenler ise vize koşulları… Aynı kıtada bulundukları ana dili ingilizce olan ABD’nin Brezılyalılardan vize istemesi ve İngilizcenin öz vatanı olan İngiltere’nin dil okulu öğrencilerine çalışma izni vermemesi gibi koşullara karşılık; Brezilya vatandaşlarının İrlanda’ya vizesiz seyehat edebilmeleri ve İrlanda’da dil öğrencilerine tanınan çalışma izni İrlanda’yı Brezilyalılar için daha cazip yapıyor. Vizesiz şekilde İrlanda’ya seyehat eden Brezilyalılar, İrlanda’ya varınca 300 Euro’luk bır ücret ve gerekli evraklar ile İrlanda’daki oturumlarını uzatıp Stamp 2 çalışma iznini alabiliyorlar.
Umut Arayışı
Yazıda, fikrine başvurulan uzmanların görüşlerinde öne çıkan diğer noktalar birkaç cümle ile şöyle sıralabilir. Brezilyalılar, birçoğu İrlanda’ya sonsuza kadar kalmak niyetiyle gelmiyor. Temel eğilim, Brezilya’da ev sahibi olabilecek, kendine hayat kurabilecek parayı İrlanda’da kazanıp Brezilya’ya dönmek yönünde. Bir diğer nokta ise, umut arayışı…
1990’lardan başlayarak günümüzde yoğun bir şekilde devam eden Brezilya göçünün merkezinde, özellikle genç Brezilyalıların ekonomik ve politik sebeplerden dolayı gelecek umutlarının körelmesi yer alıyor.
İrlanda Haber – İrlanda’da bulunan Türk vatandaşları, Türkiye’deki depremzedelere destek amacıyla bir gece düzenliyor.
—
Turkish Community in Ireland tarafından Türkiye’deki depremzedeler yararına bir gece düzenleniyor. Rhythm of Hope adıyla düzenlenen gece, 8 Nisan cumartesi günü Dublin 16’da bulunan Taylor Three Rock Hotel’de gerçekleşecek.
Saat 16’da başlayacak gecede, çocuklar aktiviteler, Türk müziği dinletisi ve depremzedeler yararına ikinci el eşya müzayedesi olacak.
Etkinliğin giriş ücreti olan 10 euro gofoundme üzerinden depremzedelere aktarılacak. Çocukların girişi ücretsiz.
İrlanda’nın İngilizce’yle birlikte iki resmi dilinden biri olan Gaelic dili, 2022 yılının başlamasıyla beraber Avrupa Birliği’nin resmi dillerinden birisi olarak kabul edildi.
AB kurumlarındaki Gaelic diline hakim personal sıkıntısı başta olmak üzere dilin kullanımındaki diğer sorunların giderilmesinin ardından, AB tarafından uygulanan ‘askıda’ uygulaması kaldırılarak İrlanda adasının öz dili Gaelic dili AB’nin resmi dilleri arasında yer almaya başladı.
Gov.ie internet sitesinden yayınlanan açıklamada bu gelişme, unutulmaya yüz tutmuş Gaelic dilinin varlığını devam etmesi açısından büyük bir sevinçle karşılandı.
İrlanda 1973 yılında Avrupa Birliği’ne katıldığı zaman Gaelic dili AB, tarafından sadece anlaşma dili olarak kabul edilmilmişti ve uzun yıllar boyunca kısıtlı sayıda belge Gaelic dilinde hazırlanmıştı. Bunun en başlıca sebebi teknolojik imkanların yetersizliği ve Gaelic diline hakim personel sıkıntısıydı.