İRLANDA’NIN EN SICAK GÜNÜ: 25.7C DERECE

0

Dört mevsim yağmurlu havası ve gri bulutlarıyla ünlenmiş İrlanda’da, 13 Haziran 2021 Pazar günü yılın en sıcak günü oldu. Dublin’de termometreler 25.7C dereceyi gösterdi. Fakat güzel havalar kalıcı olmayacak. Dublin’de sıcaklığın haftasonuna kadar 14C dereceye kadar düşmesi bekleniyor.

Geride bıraktığımız hafta boyunca İrlanda Meteoroloji Servisi, haftasonu için sıcaklıkların artacağı bilgisini veriyordu. Sıcaklığın 26C dereceye kadar çıkacağı tahmin ediliyordu.

Tahminler büyük oranda tuttu. 13 Haziran Pazar günü Başkent Dublin’de yapılan ölçümde hava sıcaklığı 25.7C derece olarak belirlendi. İrlanda’dda 2021 yılında bundan önceki en yüksek sıcaklık  23.1C derece olarak Mayo  kentinde ölçülmüştü.

SICAKLIK TEKRAR DÜŞÜYOR

İrlanda Meteoroloji Servisi’nin bu haftaki (14-20 Haziran 2021) tahminlerinde ise güzel havaların kalıcı olmadığı görülüyor. Dublin, Cork ve Galway gibi başlıca büyük kentlerde,  pazartesi 19C derece olması beklenen sıcaklık, haftasonuna kadar 14C dereceye kadar düşecek.

İRLANDA TARİHİNİN EN SICAK GÜNÜ NE ZAMAN?

Bugüne kadar İrlanda’da ölçüllen en yüksek sıcaklık 33.3C derece. Bu sıcaklık 26 Haziran 1887 yılında Kilkenny kentinde ölçüldü. En düşük sıcaklık ise 16 Ocak 1881 tarihinde Sligo kentinde -19.1C derece olarak ölçüldü.

AVRUPA’NIN EN DOST CANLISI ŞEHİRLERİ: GALWAY VE DUBLİN

0
Galway

Avrupa’nın en dost canlısı şehirleri listesinde Galway ve Dublin zirvede yer alıyor.

***

Conde Nast Traveller isimli seyehat dergisi, okuyucularının oylarıyla 2020 yılının en dost canlısı Avrupa şehirlerini belirledi.  100 binin üzerinde okuyucunun katıldığı ankette İrlanda’nın iki önemli şehri listenin ilk iki sırasında yer aldı.

İrlanda’nın batı kıyılarında bulunan Galway, Conde Nast Traveller okuyucularına göre Avrupa’nın en dost canlısı şehri olurken; başkent ise Galway’in ardından ikinci sırada kendine yer buldu. Conde Nast Traveller Dergisi anket sonuçlarını “Avrupa’nın en iyi şehirleri genellikle eski tarihlerine, karmaşık mimarilerine, rakipsiz sanat sahnelerine veya harika restoranlarına göre değerlendirilirken, bazen bir yeri bu kadar harika yapan insanlardır” notuyla birlikte paylaştı.

Galway Şehri yetkilileri Avrupa’nın en dost canlısı şehri seçilmelerinin büyük bir onur olduğunu söyleyerek, pandemi kısıtlamalarının kalkmasının ardından şehre ziyarete gelen misafirlerini en iyi şekilde ağırlamaya devam edeceklerini belirtti.

Galway, sakin şehir yapısı, doğal güzelliklerle dolu kıyı şeridi ve sosyalleşme imkanı veren geleneksel bar ve restoranlarıyla dikkat çekiyor.

İLK 10’A GİREN ŞEHİRLERİ

  • Galway, İrlanda
  • Dublin, İrlanda
  • Valletta, Malta
  • Oporto, Portekiz
  • Lizbon, Portekiz
  • Bologna, İtalya
  • Edinburgh, Birleşik Krallık
  • Reykjavik, İzlanda
  • Atina, Yunanistan
  • Helsinki, Finlandiya

 

DUBLİN’DE BİNLERCE KİŞİ FİLİSTİN İÇİN BİR ARAYA GELDİ

0

İrlanda’nın başkenti Dublin’de binlerce kişi İsrail’in Filistin’e karşı gerçekleştirdiği saldırıları prostesto etmek için bir araya geldi.

İsrail’in Filistin’de gerçekleştirdiği operasyonlara dünyanın birçok yerinden tepkiler yükselmeye devam ediyor. İrlanda’nın başkenti Dublin’de de İsrail Devleti’nin Filistin’e karşı düzenlediği saldırılara tepki göstermek için sivil toplum kuruluşlarının da katıldığı protesto yürüyüşü gerçekleştirildi.

22 Mayıs Cumartesi günü, Dublin’in merkezi noktalarından biri olan O’Connell Caddesi üzerinde toplanan binlerce kişi, taşıdıkları Filistin bayraklarıyla İsrail Büyükelçiliği’nin önüne kadar yürüdü. Gösteriye Dublin’de yaşayan Filistinliler, Müslüman topluluklar ve birçok İrlandalı katıldı.

Gösteri boyunca Filistin’e özgürlük slagonları atılırken, İsrail’e karşı yaptırım uygulanması talep edildi. Gösterinin olaysız şekilde gerçekleşmesi için İrlanda Polis Teşkilatı Garda, göstericilere eşlik etti.

TEMMUZA KADAR YÜZDE 80 AŞILAMA HEDEFİ… İRLANDA KISITLAMALARI TEK TEK KALDIRIYOR

0

Temmuz ayına  kadar yetişkin nüfusun yüzde 80’ini aşılamayı hedefleyen İrlanda, adım adım kısıtlamaları kaldırıyor. 17 Mayıs 2021 tarihinde tüm mağazalar tekrar açılıyor. Restoran,bar ve spor salonlarının ise 2 Haziran 2021 tarihinde açılması planlanıyor.

 

İrlanda’da sürdürülen aşılama çalışmaları, pandemiden kaynaklı sınırlandırılmaların hafiflemesi ve normalleşme adına umut veriyor. İrlanda medyasına yansıyan gelişmelere göre, Temmuz ayının ilk haftasına kadar yetişkin nüfusun yüzde 80’ine en az ilk doz aşılama yapılması bekleniyor.

İrlanda’daki Kovid-19 aşılama sürecini haberleştiren TheJournal.ie internet haber sitesinin  Sağlık Hizmetleri Müdürlüğü’nün verilerini okuyucularıyla paylaştı. Bu verileri göre, İrlanda’da yaklaşık olara 1.9 Milyon kişiye Covid aşısı vuruldu. 16 yaş üstü yetişkin grubunun yüzde 36’si en az ilk doz aşıyı, yüzde 13,2’lik kesim ise 2 doz aşıyı da vurulmuş durumda.

İrlanda Hükümeti, Haziran ayının sonuna kadar 16 yaş üstü grubun yüzde 80’ine en az ilk doz aşıyı uygulamayı planlıyor. Hükümetin aşılama hedefini şu ana kadar yapılan aşılama işlemleriyle karşılaştırarak analiz yapan TheJournal.ie sitesi ise, yüzde 80 oranında aşılanma hedefine Temmuz ayının ilk haftalarında ulaşılabileceğini öngörüyor.

NORMALLEŞME SÜRECİ

Öte yandan aşılama oranların artması ve yılbaşından beri uygulanan kısıtlamalar sonucu günlük yeni vaka sayıları 300 bandına gerilemiş durumda. Olumlu karşılanan bu gelişmelerin ardından İrlanda Hükümeti, geçen hafta itibariyle kademeli olarak eski normale dönme çalışmalarına başladı. Kısıtlamaların adım adım hafifletilmesi planlanıyor.

10 Mayıs tarihi itibariyle, ülke içerisinde şehirler arası seyehatlere izin verilmeye başlandı. En fazla 15 kişi olması şartıyla açık hava buluşmalarına ve açık hava spor faaliyetlerine de izin veriliyor.

17 Mayıs tarihinden sonra ise, tüm mağazalar kapılarını tekrar açabilecek. 7 Haziran tarihinden sonra, restoranlar, bar, eğlence merkezleri ve spor salonlarının açılması planlanıyor. Bu işletmemelerde yoğunluk oluşmamasına işletmeciler tarafından özen gösterilecek.

BİR İTALYANIN İRLANDA MUTFAĞINA HEDİYESİ

0

‘Fish and Chips’ veya Türkçe ifadesiyle Balık ve Kızartma… İrlanda Mutfağı denince akla ilk gelen yemeklerden biri… Adı İrlanda ile anılan bu yemeğin mucidi ise bir İtalyan. İşte ‘Fish and Chips’in hikayesi…

Balık ve patates kızartmasından oluşan bu yemek, bazılarına başta biraz garip bir ikili gelse de İrlanda’da seveni çok. Başkent Dublin’den İrlanda’nın en küçük kasabalarına kadar her noktasında ‘fish and chips’ restoranına rastlanılabilir. Hatta İskoçya ve İngiltere’de de birçok ‘fish and chips’ restoranı görmek mümkün.

Neredeyse her cadde başında kendine yer bulacak kadar İrlandalıların sevdiği bu yemeğin çıkış hikayesi de anlatılmaya değer bir yan taşıyor. Çünkü ‘fish and chips’ her ne kadar İrlanda ile özdeşleşmiş bir yemek olsa da; mucidi bir İtalyan.

1800 yıllardan 1900lu yıllarda geçildiği zamanlarda, Giuseppe Cervi isimli yoksul bir İtalyan, Avrupa’dan Amerika’ya gierken İrlanda adasına uğrayan bir gemi ile İrlanda’nın Cork şehrine bağlı Cobh liman-kasabasına geliyor. Bir rivayete göre  Cervi, Cobh’tan Dublin’e kadar yürüyor. Dublin’de kendine yeni bir hayat kurmaya çalışıyor.

Bir süre fabrikalarda işçi olarak çalışan İtalyan Cervi, bu süre içerisinde İrlanda’da daha fazla para kazanabileceği yollar araştırıyor. İtalyan göçmen, Pub’ların önünde patates kızartması satıldığı ve akşamları uzun saatler boyunca alkol alan İrlandalıların pub’ların önündeki tezgahlara ilgi gösterdiğini fark ediyor. Cervi, İşçi olarak çalışıp biriktirdiği para ile kendisine ocaklı el arabası alıyor ve karısı Palma il birlikte akşamları İrlanda pub’larının önünde patates kızartması satmaya başlıyor fakat diğer satıcılardan bir farkla;  Cervi, tezgahında taze pişmiş balık da satıyor.

Bu girişimi halk tarafından benimsenen Giuseppe Cervi, aynı zamanda kendisi gibi göçmen olarak İrlanda’ya gelen birçok yoksul İtalyan’a da örnek oluyor. 1900’lu yıllar başladığında Dublin’de 20’ye yakın ‘fish and chips’ satan İtalyan ailesi bulunuyordu.

Bazı anlatılara göre, İtalyan göçmenlerin İrlanda’ya  kazandırdığı bu lezzet aynı zamanda kafa karışıklıkarına da yol açmış. İrlanda’da İtalyan ailelerin ‘fish and chips’ restoranlarında lezzeti tadanlar, İtalya’da gittiklerinde ‘fish and chips’ yemek istemişler ve İtalyanların böyle bir yemekten haberleri olmadığını fark edince şaşkınlık yaşamışlar.

Nasıl Yapılır?

‘Fish and Chips’ yapımında Cod balığı veya  Türkçe’de bilenen adıyla Morina Balığı kullanılıyor.  Balık 6-7 dakika boyunca altın rengini alana kadar yağda kızartılıyor ve  kalın doğramış patates kızartmasıyla birlikte servis ediliyor. Tercihe göre, soslarla süsleniyor veya dürüm şeklinde servis ediliyor.

İRLANDA’DA ÇOCUK SAHİBİ OLAN YABANCILARA MÜJDE!

0

İrlanda Adalet Bakanlığı, İrlanda’da doğan fakat ebeveynleri İrlanda vatandaşı olmayan çocukların İrlanda vatandaşlığı alması için gerekli süreyi kısaltmayı planlıyor.

İrlanda Adalet Bakanı Helen McEntee yaptığı açıklamada, İrlanda’da doğan fakat ebeveynleri İrlanda vatandaşı olmayan çocukların vatandaşlık alabilmesiyle ilgili prosedürde değişiklik yapmayı istediklerini söyledi.  Bakan EcEntee, “İrlandalı olmayan ailelerin İrlanda’da doğan çocuklarının vatandaşlık için beklemeleri gereken süreyi azaltmak birçok aileyi güvence altına alıp, rahatlacaktır” dedi.

Mevcut durumda İrlandalı olmayan ailelerin İrlanda’da doğan çocukları İrlanda vatandaşlığı almak için; son 8 yılın en az 4 yılında İrlanda’da yaşamış olmak zorunda. Ayrıca vatandaşlığa başvurmadan önceki 1 yılı da İrlanda’da geçirmiş olması gerekiyor. Bu da, vatandaşlık için en az 5 yıl beklenilmesi gerektiği anlamına geliyor.

Yapılacak yeni düzenleme ile bu süre 3 yıla indirilecek.  Düzenlemeden yasal yollarla İrlanda’da gelen ve bulunan göçmenler faydalanabilecek.

Düzenlemeyle ilgili taslak, İrlanda Adalet Bakanlığı tarafından İrlanda Kabinesi’ne sunuldu.

İRLANDA’NIN GELİBOLU’DA ‘UNUTULAN’ ASKERLERİ

0

Birinci Dünya Savaşı sırasında İngiltere saflarında savaşmak için Çanakkale’ye getirilen 4000 İrlandalı askerin kabri Gelibolu yarım adasında bulunuyor. İrlanda’da pek gündeme getirilmeyen bu askerler, tarihçiler tarafından ‘unutulan kahramanlar’ olarak anılıyor. 

1915 Çanakkale Muharebesi, insanlık tarihinde en dehşet verici anlara şahitlik etmiş savaşlardan biri olarak anılıyor. Üzerinden yüz yılı aşkın bir zaman geçmesine rağmen; başta Türk halkı olmak üzere Çanakkale’de kayıp vermiş her millet aynı üzüntü ve aynı içtenlikle ebedi istirahatgahı Çanakkale olan askerleri anıyor. 

 Çanakkale’de Türk askeri, içinde bulunduğu bütün imkansızlıklara rağmen cansiperane vatanını savunurken, karşısında İngiltere’nin başını çektiği İttifak Devletlerinin dünyanın dört bir yanından getirdiği binlerce asker vardı. Günümüzde Çanakkale Muharebesi’ni denince Türkler kayıplarının ardından ilk akla gelen Avustralya ve Yeni Zelanda’dan askerlerinden oluşan AZTAC birliklerinin kayıpları geliyor. Fakat, İngiltere’nin Boğazları geçmek için Çanakkale’ye getirdiği askerler bunlarla sınırlı değil. O dönem İngiltere’ye bağlı olan İrlanda’dan binlerce asker savaşmak için Çanakkale’deydi.

 

4000 İRLANDALI’NIN EBEDİ İSTİRAHATGAHI

Bugün, İttifak Kuvvetleri’nin saflarında çatışmış ve hayatını kaybetmiş yaklaşık 4000 İrlandalı asker, Gelibolu yarım adasında yatıyor. Çanakkale’de verilen kayıplar, savaşın 100 yıl dönümüne kadar İrlanda’da pek anılmıyordu. İrlandalı tarihçiler, bu durumu nedeni savaşın yaşandığı dönem şartlarına bağlıyor. Çanakkale Muharebesi’nin yaşandığı esnada İrlanda’da çalkantılı bir siyasi atmosfer vardı. Bağımsızlık için ayaklanma hazırlıkları sürüyordu ve o dönem İngiltere için 1. Dünya Savaşı’nda savaşmaya giden İrlandalı askerler için halkta birbirinden farklı görüşler  mevcuttu. 

ATATÜRK DETAYI

‘Unutulan Kahramanlar’ olarak anılan Çanakkale’de hayatını kaybeden İrlandalı askerler, son yıllarda yayınlanan belgeseller ve hazırlanan özel dosya haberlerle kamuoyunun gündemine getiriliyor. Çanakkale Muharebesi belgeselleriyle ilgili yapılan bir haberde ise Mustafa Kemal Atatürk detayı dikkat çekiyor.

Irishcentral.com’da yer alan haberde, belgeselde Çanakkale’de savaşan ve hayatı kaybeden askerlerden bahseden bir paragrafın ardından, savaşın ardından Atatürk’ün Çanakkale’de yatan yabancı askerler için söylediği “”Gözyaşlarınızı silin – oğullarınız şimdi koynumuzda yatıyor ve huzur içinde … bu topraklarda hayatlarını kaybettiler, onlar da bizim oğullarımız oldular.” sözlerine veriliyor.

 

İRLANDALILAR HER YERDE

0

Dünyanın dört bir yanında yaşayan yaklaşık 80 Milyon İrlandalı, İrlanda kültürünü yaşadıkları ülkelerde canlı tutmaya devam ediyor. 

Tarih boyunca birçok millet ana vatanlarından başka diyarlara göç etti. Bu göçlerin çeşitli sebepleri var. Savaşlar, kıtlıklar, otorite zorlamaları gibi… İrlandalılar da, nüfus oranlarına bakılırsa dünyanın en çok göç veren milletlerinden sayılabilir. 

Bugün İrlanda Cumhuriyeti’nin nüfusu yaklaşık 5 Milyon olmasına karşın; dünyanın dört bir yanında ortalama 80 Milyon İrlandalı yaşıyor. İrlanda dışında yaşayan İrlandalıların, en yoğun oldukları ülkelerini başını ise, İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda, Arjantin gibi ülkeler çekiyor.

İrlandalıların göç hikayesi birçok kaynağa göre, orta çağlara kadar dayanıyor. Fakat, İrlandalı göçünün en yoğun yaşandığı tarihler olarak 17. Yüzyıl sonrasını olarak görülüyor. Özellikle 19. Yüzyılda yaşanan ekonomik zorluklar ve kıtlıklar İrlandalıları ana vatanlarını terk ederek yaşayacak yeni yerler bulmaya itmiş. Sadece Büyük Kıtlık esnasında İrlanda’dan Amerika’ya 1,5 Milyon İrlandalı göç etti.

Kültürlerine ve kimliklerine bağlı bir millet olarak ön plana çıkan İrlandalılar, göç ettikleri coğrafyalarda tamamen asimile olmamışlar, İrlanda kimliğine sahip çıkmayı başarmışlar. Günümüzde Irish Diasporası olarak çağırılan İrlanda dışında yaşayan İrlandalılar, yaşadıkları ülkelerde İrlanda kültürünü canlı tutmaya devam ediyor. Bunun en belirgin özelliği olarak, St Patrick Günü ABD’den Dubai’ye, Avusturalya’ya kadar birçok ülkede büyük etkinliklerle kutlanması gösterilebilir. Yine dünyanın çok yerinde ‘Irish Pub’ bulunması da bu duruma örnek.

İrlanda yaşayan İrlandalılar, aynı zamanda İrlanda’nın turizm sektörüne büyük bir katkısı bulunuyor. Atalarının yaşadıkları toprakları merak eden binlerce İrlandalı, her yıl İrlanda’yı ziyarete gidiyor. 

 

 

İRLANDA’NIN HAVARİSİ: AZİZ PATRICK

1

AZİZ PATRİCK

Tarih boyunca toplumların kaderini etkilemiş, hayatlarında olumlu veya olumsuz yönde büyük değişimlere neden olmuş birçok şahsiyet çıkmıştır. Toplumlar kaderleri etkileyen bu büyük şahsiyetleri yüzyıllar boyu unutmaz, unutumaz yeni nesillere bu şahsiyetleri, kahramanları anlatır, onları hatırlatacak birçok şey yaparlar.

Saint Patrick veya Türkçe ifadesiyle Aziz Patrick de İrlandalılar için böyle büyük, etkin bir karakter.

İrlandalıların belki de kaderlerine dokunmuş, yaşantılarına yeni bir yön vermiş bir şahsiyet. Kendisi İrlanda adasında Katolik Hristiyanlığın yayılmasını sağlayan aziz olarak biliniyor. Hakkında birçok efsane bugün hala nesilden nesile aktarılıyor. Rivayetlere göre vefat günü olduğu gün kabul edilen gün olan 17 Mart, onun anısını ve mirasını yaşatmak adına her yıl St Patrick günü olarak kutlanıyor. Sadece İrlanda’da değil. Başta Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde…


Rivayetlere göre, Aziz Patrick M.S 387 yılında dünyaya geldi. Adı tarihe İrlanda’yla birlikte yazılsa da; kendisi Romalı bir ailenin çocuğu olarak İskoçya’da doğdu. Patrick’in ailesi, Hristiyan inancına bağlı dindar bir aile sayılırdı fakat Patrick, gençlik yıllarına ailesinin aksine dine uzak bir hayat yaşıyordu. 16 yaşında İrlanda korsanlar tarafından kaçırılan Patrick, gemiyle İrlanda adasına götürülerek köle olarak satıldı ve yaklaşık 6 yıl boyunca çobanlık yapmaya zorlandı. Yine belirli riyavetlere göre, 22 yaşına geldiğinde bazı metafizik sesler duymaya başladı. Duyduğu bu sesler, Patrick’e kaçmasını ve limana gitmesini, orada kendisini İngiltere’ye götürecek bir geminin beklediğini söylüyordu. Duyduklarının etkisiyle çobanlık yaptırıldığı bölgeden kaçan Patrick, limanda kendisini bekleyen gemiyi buldu ve İrlanda’dan İngiltere’ye doğru yola çıktı. Bu olaylar, onun hayata ve dine bakışını etkilemişti. Doğduğu topraklara dönünce uzunca bir süre Hristiyanlık üzerine kendine eğitmeye başladı.

İRLANDA’YA DÖNÜŞ

Zaman içerisinde dini olgunluğa eren Patrick, İrlanda’ya dönerek Hristiyanlığı anlatmaya karar verdi. İrlanda adasında Hristiyanlık yayılmadan önce, İrlandalılar arasında Keltik kültüründen kalma Pagan inancı hakimdi. Patrick, İrlanda’yı köy köy şehir şehir dolaşarak Hristiyanlığı anlatmaya başladı. Bu sırada rivayetlere göre, belirli halka belirli mucizeler gösterdi. Bunlardan en meşhur olanı, İrlanda adasından yılanları kovması… Bu tip mucizeler İrlandalıların Hristiyanlığa geçiş sürecini hızlandırdı.

Patrick’in İrlanda halkına Hristiyanlığı anlatırken kullandığı bir örnekleme ise zaman içerisinde İrlanda’nın ve günümüzde bayram olarak kutlanan St. Patrick Günü’nün önemli sembollerinden biri haline geldi. Üç yapraklı yonca. Aziz Patrick, Hristiyanlıktaki kutsal üçleme olarak bilinen teslis inancını açıklamak için üç yapraklı yoncayı kullandı. 

Aziz Patrick, hayatını İrlanda’nın Hristiyanlaşmasına adadı. Aynı zamanda fikirlerini de Confession isimli kitapta topladı. Patrick’in kitabı İrlandalı katedraller ve kiliseler tarafından çoğaltılıp, yayılmıştır.

Bugün İrlanda havarisi ve İrlanda’nın koruyucu azizlerinden biri olarak görülür. Aziz Patrick’in ismini taşıdığı birçok sokak, cadde ve kiliseye İrlanda’da rastlamak mümkündür. Patrick ismi de yine İrlandalılar arasında en sık tercih edilen isimlerden birisidir.

İRLANDA, TÜRKLERİN YARDIMINI UNUTMUYOR

1

Türkiye ile İrlanda arasındaki  ilişkiler, uzun yıllar önce İrlanda tarihinin belki de en zor geçen yıllarında ülkemizden giden bir yardım ile başladı. İrlandalılar, Büyük Kıtlık’ta Türklerin yaptığı hiçbir zaman unutmadı.


Günümüzde Türkiye ile İrlanda arasındaki ilişkiler yeterince ilerletilememiş olsa bile; dostane bir havada devam ettiği söylenebilir. İki devlet arasındaki iyi ilişkilerin halklar arasında yansıması gözlemlemek mümkün. İrlanda’da Türk olduğunuzu söylediğiniz zaman insanların sıcak tavırlarını hemen fark edebiliyorsunuz, aynı şekilde Türkiye’de özellikle sosyal medya sitelerinde İrlandalılara karşı bir sempatinin olduğu aşikar.

Coğrafya olarak birbirlerinlerinden  yaklaşık  4000 km uzakta bu iki ülke arasındaki ilk temas, günümüzden yaklaşık 200 yıl öncesine yani Büyük Kıtlık olarak bilinen İrlanda tarihinin en acı dolu yıllarına dayanıyor. Büyük Kıtlık öncesinde bazı Osmanlı kaynaklarında 16. ve 17. Yüzyıllarda İrlanda’da yaşanan bazı ayaklanmalara dair gelişmeler olduğu biliyor. Fakat bu dönemde Osmanlı yetkilileri bu gelişmeleri sadece uzaktan takip etmekle yetindiği görülüyor.

İRLANDA’NIN EN ZOR YILLARI: BÜYÜK KITLIK

19 yüzyıla gelindiğinde İrlanda, benzerine zor rastlanan bir sıkıntıyla yüzleşiyor. Adanın başlıca tarım ürünlerinden olan patateste görülen bir mantar nedeniyle patateslerin çürümesi 7 yıl sürecek bir kıtlığı tektikler. Bu süre içerisinde 1 milyon İrlandalı kıtlık ve kıtlığın sebep olduğu hastalıklar nedeniyle hayatını kaybeder. Yaklaşık 1,5 milyon İrlandalı ise, anavatanlarını terk ederek Amerika’ya iltica eder. İrlanda halkı üzerinde unutulmayacak bir etki bırakan patates kıtlığının bu denli büyük can kaybına sebebiyet vermesinde o dönem İrlanda adasına hakim olan Britanya Krallığı’nın İrlandalılar üzerinde uyguladığı, sert ve umursamaz politikaların etkisi de vardır. 

İşte bu yıllarda Osmanlı İmparatorluğu’nun başında olan Sultan Abdülmecid, bazı kaynaklara göre İstanbul’a gelen bir dişçiden İrlanda’da yaşanan kıtlık hakkında bilgi alır ve İrlanda halkına yardım etmeye karar verir. Sultan Abdülmecid, devletler arası ilişkileri de göz önüne alarak dönemin Britanya hükümdarı Kraliçe Victoria’nın bilgisi dahilinde 10 bin sterlin nakit para yardımında bulunmak ister. Fakat, Kraliçe Victoria, kendisinin İrlanda’ya sadece 2 bin sterlin yardım yaptığını öne sürerek Osmanlı hükümdarından gelecek yardımın kendisininkinden fazla olmasını kabul etmez. Bunun üzerine Sultan Abdülmecid, İrlanda’ya 1000 sterlin nakit para yardımında bulunuyor. 

OSMANLI’NIN YARDIM GEMİLERİ

Engellenen bu yardım Osmanlı yönetiminin gönlünden geçenden çok uzaktır. Bu nedenledir ki; Sultan Abdülmecid, erzak ve ilaç dolu 3 yardım gemisini İrlanda’ya gönderir. Britanya yönetiminden gizlenen bu gemiler, İrlanda’da yanaşacak liman ararlar. İngiliz donanması, yabancı gemileri İrlanda limanlarına yanaşmasına izin vermemektedir. Bu nedenle Osmanlı’nın yardım gemileri, adanın en büyük şehirleri olan Dublin ve Cork şehirlerinin limanlarına yanaşamaz. Fakat, İngiliz donanmasını bir şekilde atlatarak İrlanda’nın başkenti Dublin’in kuzeyinde yer alan Drogheda kasabasının limanına yanaşır ve Osmanlı yönetinin yardımını kıtlıkla mücadele eden İrlanda halkına ulaştırır. 

İşte bu yardım, iki millet arasındaki dostluğun başlamasına vesile olmuştur. İrlandalılar, Türklerin zor zamanda, tehlikeli koşullar altında yaptıkları bu yardımı unutmamış sonraki yıllarda Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş aşamasında Avrupa devletleriyle yapılan barış görüşmelerinde Türkiye’nin yanında yer almışlardır. 

DROGHEDA’DA TÜRK ANITI

İrlanda ve Türk halkları arasındaki benzerlikler göz önüne alındığında potansiyeli olan dostluğun günümüzde ilerletildiği söylemek pek mümkün değil. Ama, İrlandalıların Türkleri ve yaptıkları yardımı hala unutmadıklarını ve minnettar bir şekilde andıklarını söyleyebiliriz. Bugün Drogheda şehrini gittiğiniz zaman 1847’de yaşanan kıtlıkta Türklerin yaptığı yardımı Drogheda halkının teşekkürünü ifade eden anıt levhayı görebilirsiniz. Anıt levha, 1995 yılında dönemin Drogheda Belediye Başkanı Frank Godfrey ile dönemin Türkiye’nin İrlanda Büyükelçisi Taner Baytok tarafından birlikte asıldı. 

İRLANDA CUMHURBAŞKANI: OSMANLI YARDIMINI UNUTMADIK

İrlandalıların Türklere olan teşekkürlerini en üst seviyede gösterdikleri bir diğer an ise, bir önceki İrlanda Cumhurbaşkanı Marry McAleese’nin 2010 yılında Türkiye’ye gerçekleştiği ziyarette yaşandı. McAleese Türkiye’de yaptığı konuşmada Büyük Kıtlık döneminde Osmanlı’nın yaptığı yardımdan söz ederken, “Bir milyon İrlandalı’nın hayatını kaybettiği büyük açlık döneminde Türk halkının bize nasıl yardım ettiğini çok iyi hatırlıyoruz. Dönemin Osmanlı padişahı içi gıda dolu üç gemisini Drogheda’daki kuzey limanlarımıza ulaştırmıştı.İrlanda halkı bu eşine az rastlanır bonkörlük girişimini asla unutmadı ve bunun sonucunda sizin bayrağınızdaki semboller, bu güzel yıldız ve hilali bölgenin sembolü haline getirdiler” ifadelerini kullandı.