İrlanda’da İş Ararken Yaşanan Kimlik Değişimi

0

Özellikle nitelikli olarak çalışmak için Türkiye’de yaşanan zorlu ve uzun bir eğitim süreci yaşanmaktadır. Mavi yakalı olarak çalışılan işler genelde belirli bir kesim için kısa süreli olarak tanımlanırken bir başka kesim için bir geçim kapısıdır.

Yurt dışında yaşamak için adım atıldığında eğer nitelikli göçmenlik şartlarına sahip değilseniz belirli bir prosesten geçeceğiniz açıktır. Nitelikli göçmenlik şartları ülkeden ülkeye değişiklik gösterse de Türkiye’de alınan lisans diplomasının tanınması için birtakım süreçler yaşanmaktadır. Bu süreçte özellikle kendi çalışma alanın dışında ancak sirkülasyonu fazla olan belirli sektörlere yönelim yaşanmaktadır. Özellikle hizmet sektörünün yarattığı mental ve bedensel yorgunluğun sonucu olarak sürekli bir çalışan değişimi olduğu artık herkes tarafından bilinmektedir. Ancak sosyal hayata bir yönüyle katılabilmek, göç edilen ülkede yaşam giderlerini asgari düzeyde de olsa karşılayabilmek için tercih edilebilecek en geçerli yöntemlerden biridir.

Ancak hayatında kendi işi dışında her şeye cahil olan bir kesimde bu nasıl yankı uyandırmaktadır? Burada yaşananlardan çıkarımlardan anlaşılmaktadır ki benlik değişimi ve yüzleşme tam da bu noktada başlamaktadır. Özellikle Türkiye’de beyaz yakalı olarak çalışan ve profesyonel bir yapıda iş hayatına başlamış olan bireylerde gelinen ülkeden nefret etme ve alınan kararı sorgulama aşaması başlamaktadır. Bu backgrounda bir de orta gelir düzeyinin üzerinde bir gelir grubunda çocukluğunu ve gençliğini geçirmiş olma eklenince müthiş majör depresyonlar yaşanmakta bazen olgunun özünden uzaklaşıp kaybolmalar yaşanmaktadır. Bunun başka bir yansıması Türkiye’de uzun süre mavi yaka işlerde çalışmış kişiler üzerinde de görülmektedir. Bitmez bilmeyen bir döngüye girildiği ve ülke dahi değiştirmenin buna herhangi bir etkisi olmayacağı düşünülmeye başlanmaktadır. Bu da kişilerin değer yargıları ve prensipleri üzerinde erozyona sebep olmaktadır. Umutsuzlukla baş edemeyenler ya Türkiye’ye geri dönmekte ya da belki de prensiplere aykırı işlerde çalışmaya başlamaktadırlar. Burada illegal bir olgudan ziyada kişinin bireysel çıkarımlarıyla bağdaşmayan bir iş perspektifinden bahsettiğimi ifade etmek isterim.

Bir başka yansıma ise bunu bir süreç olarak gören ve kendine gerçekçi hedefler koyan insanların daha sağlam altyapılar oluşturmasıyla kendini göstermektedir. Özellikle göç ettiği ülkede Türk popülasyonuna sınırlı vakit ayıran kendini yaşadığı toplumun kültürüne ve değer yargılarına özünü kaybetmeden uyumlamaya çalışan kişilerin iş ve sosyal hayatı daha kolay yürüttüğü gözlemlenmiştir. Dil bariyerini aşmış ve kariyerini yaşadığı ülkenin standartlarına uyumlaya çalışanlar 1 yıl-3 yıl-5 yıl gibi keskin dönüşler yaşanan süreçleri aştıktan sonra Türkiye ve İrlanda dengesini oturtabilmişlerdir. Özgüven kendini ifade etme önündeki en önemli basamaktır. Bunun farkında olan göçmenler belki zorlu karakter dönüşümleri yaşa da günün sonunda mutlu olacağı çevreyi oluşturduğu yaşanan yüzyıllık göçmenlik örneklerinde açıkça görülmektedir.

 

AVRUPA’NIN EN DOST CANLISI ŞEHİRLERİ: GALWAY VE DUBLİN

0
Galway

Avrupa’nın en dost canlısı şehirleri listesinde Galway ve Dublin zirvede yer alıyor.

***

Conde Nast Traveller isimli seyehat dergisi, okuyucularının oylarıyla 2020 yılının en dost canlısı Avrupa şehirlerini belirledi.  100 binin üzerinde okuyucunun katıldığı ankette İrlanda’nın iki önemli şehri listenin ilk iki sırasında yer aldı.

İrlanda’nın batı kıyılarında bulunan Galway, Conde Nast Traveller okuyucularına göre Avrupa’nın en dost canlısı şehri olurken; başkent ise Galway’in ardından ikinci sırada kendine yer buldu. Conde Nast Traveller Dergisi anket sonuçlarını “Avrupa’nın en iyi şehirleri genellikle eski tarihlerine, karmaşık mimarilerine, rakipsiz sanat sahnelerine veya harika restoranlarına göre değerlendirilirken, bazen bir yeri bu kadar harika yapan insanlardır” notuyla birlikte paylaştı.

Galway Şehri yetkilileri Avrupa’nın en dost canlısı şehri seçilmelerinin büyük bir onur olduğunu söyleyerek, pandemi kısıtlamalarının kalkmasının ardından şehre ziyarete gelen misafirlerini en iyi şekilde ağırlamaya devam edeceklerini belirtti.

Galway, sakin şehir yapısı, doğal güzelliklerle dolu kıyı şeridi ve sosyalleşme imkanı veren geleneksel bar ve restoranlarıyla dikkat çekiyor.

İLK 10’A GİREN ŞEHİRLERİ

  • Galway, İrlanda
  • Dublin, İrlanda
  • Valletta, Malta
  • Oporto, Portekiz
  • Lizbon, Portekiz
  • Bologna, İtalya
  • Edinburgh, Birleşik Krallık
  • Reykjavik, İzlanda
  • Atina, Yunanistan
  • Helsinki, Finlandiya

 

BİR İTALYANIN İRLANDA MUTFAĞINA HEDİYESİ

0

‘Fish and Chips’ veya Türkçe ifadesiyle Balık ve Kızartma… İrlanda Mutfağı denince akla ilk gelen yemeklerden biri… Adı İrlanda ile anılan bu yemeğin mucidi ise bir İtalyan. İşte ‘Fish and Chips’in hikayesi…

Balık ve patates kızartmasından oluşan bu yemek, bazılarına başta biraz garip bir ikili gelse de İrlanda’da seveni çok. Başkent Dublin’den İrlanda’nın en küçük kasabalarına kadar her noktasında ‘fish and chips’ restoranına rastlanılabilir. Hatta İskoçya ve İngiltere’de de birçok ‘fish and chips’ restoranı görmek mümkün.

Neredeyse her cadde başında kendine yer bulacak kadar İrlandalıların sevdiği bu yemeğin çıkış hikayesi de anlatılmaya değer bir yan taşıyor. Çünkü ‘fish and chips’ her ne kadar İrlanda ile özdeşleşmiş bir yemek olsa da; mucidi bir İtalyan.

1800 yıllardan 1900lu yıllarda geçildiği zamanlarda, Giuseppe Cervi isimli yoksul bir İtalyan, Avrupa’dan Amerika’ya gierken İrlanda adasına uğrayan bir gemi ile İrlanda’nın Cork şehrine bağlı Cobh liman-kasabasına geliyor. Bir rivayete göre  Cervi, Cobh’tan Dublin’e kadar yürüyor. Dublin’de kendine yeni bir hayat kurmaya çalışıyor.

Bir süre fabrikalarda işçi olarak çalışan İtalyan Cervi, bu süre içerisinde İrlanda’da daha fazla para kazanabileceği yollar araştırıyor. İtalyan göçmen, Pub’ların önünde patates kızartması satıldığı ve akşamları uzun saatler boyunca alkol alan İrlandalıların pub’ların önündeki tezgahlara ilgi gösterdiğini fark ediyor. Cervi, İşçi olarak çalışıp biriktirdiği para ile kendisine ocaklı el arabası alıyor ve karısı Palma il birlikte akşamları İrlanda pub’larının önünde patates kızartması satmaya başlıyor fakat diğer satıcılardan bir farkla;  Cervi, tezgahında taze pişmiş balık da satıyor.

Bu girişimi halk tarafından benimsenen Giuseppe Cervi, aynı zamanda kendisi gibi göçmen olarak İrlanda’ya gelen birçok yoksul İtalyan’a da örnek oluyor. 1900’lu yıllar başladığında Dublin’de 20’ye yakın ‘fish and chips’ satan İtalyan ailesi bulunuyordu.

Bazı anlatılara göre, İtalyan göçmenlerin İrlanda’ya  kazandırdığı bu lezzet aynı zamanda kafa karışıklıkarına da yol açmış. İrlanda’da İtalyan ailelerin ‘fish and chips’ restoranlarında lezzeti tadanlar, İtalya’da gittiklerinde ‘fish and chips’ yemek istemişler ve İtalyanların böyle bir yemekten haberleri olmadığını fark edince şaşkınlık yaşamışlar.

Nasıl Yapılır?

‘Fish and Chips’ yapımında Cod balığı veya  Türkçe’de bilenen adıyla Morina Balığı kullanılıyor.  Balık 6-7 dakika boyunca altın rengini alana kadar yağda kızartılıyor ve  kalın doğramış patates kızartmasıyla birlikte servis ediliyor. Tercihe göre, soslarla süsleniyor veya dürüm şeklinde servis ediliyor.

İRLANDA’YI TEMSİL EDEN İSİMLER…

0

Küçük bir ada ülkesi olan İrlanda özellikle sanat ve edebiyat alanında yetiştirdiği yetenekler göz kamaştırıyor. İşte onlardan bazıları…

Alanında dünya çapında bir üne sahip olan her insan, ülkesi ve milleti için gurur kaynağı olur. Ünlü isimler aynı zamanda ülkelerinin ve kültürlerinin tanıtımında büyük rol oynar. İrlanda’da özellikle son 200 yılda sanat ve edebiyat alanında çıkardığı ünlü isimlerle adını dünyaya duyuruyor.

OSCAR WILDE VE JAMES JOYCE

İrlanda yetiştirdiği ilk anda akla gelen ünlü isimlerin başında muhtemelen Oscar Wilde gelir. 1800 yılların ikinci yarısında yaşayan Wilde, yazdığı şiirler, oyunlar ve hikayelerle adından söz ettirdi. Wilde, bugün birçok insana ilham veren sözlerin sahibidir. Edebiyat alanında adını İrlanda sınırlarının dışına taşıyan bir başka isim ise, ünlü roman yazarı James Joyce… Joyce’un yazdığı Dubliner, Ölüler, Ulysses ve Sanatçının Genç Bir Adam Olarak Portresi gibi kitapları hem Türkiye’de hem de dünyanın birçok ülkesinde basılmaya ve okunmaya devam ediyor.

LIAM NEESON’DAN COLIN FARRELL’E

İrlanda, sinema dünyasında da başarılı birçok yapımda rol almış ve almaya devam eden birçok isme sahip. Bunların başında  Schindler’s List ve Star Wars ve Taken gibi yapımlarda oynamış Liam Neeson geliyor. Yine son zamanlarda en çok izlenen ve sıkı bir hayran kitlesi olan televizyon dizisi Peaky Blinders’in karizmatik başrol oyuncu Cillian Murphy İrlandalı ünlü isimler arasında. Son yıllarda adından söz ettirmeye başlayan genç yıldız Saoirse Ronan ve sayısız üst düzey yapımda rol alan Colin Farrell sinema dünyasındaki İrlandalı ünlülerden.

 

BONO…

Müzik dünyasında U2 grubunun solisti Bono, İrlanda’yı belki de en geniş kitlelere karşı temsil eden kişi olarak ön plana çıkıyor. Bono, aynı zamanda katıldığı yardım organizasyonu ve mağduriyet karşısındaki çıkışlarıyla tanınıyor.

McGregor…

Her ne kadar İrlanda’daki hayranları hariç pek seveni olmayan bir başka isim daha var İrlandalı ünlüler arasında. Serbest Boksör Conor McGregor. Mcgregor, sevenleri tarafından çok sevilen ve en az seveni kadar nefret edeni olan bir isim olarak göze batıyor.